DINLEMELERI in English translation

listening
dinlemek
bak
bakın
dinler
tapping
musluk
step
dans
çeşme
fıçı
dokun
vur
dinleme
vuruş
kullan
to hear
duymak
dinlemek
duyunca
haber
işitmek
listen
dinlemek
bak
bakın
dinler

Examples of using Dinlemeleri in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bir şeyler sezdiğimi söylememiş miydim? Dinlemeleri gerek?
They need to listen. Didn't I tell you that I had a foreboding?
Ve bu FBI dinlemeleri.
And these FBI bugs.
Hani biz cinlerden bir grubu Kurânı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Onlar Kurânı dinlemek için hazır bulundukları zaman birbirlerine'' susun'' dediler!
Behold, We turned towards thee a company of Jinns(quietly) listening to the Qur'an: when they stood in the presence thereof, they said,"Listen in silence!
Hani biz cinlerden bir grubu Kurânı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Onlar Kurânı dinlemek için hazır bulundukları zaman birbirlerine'' susun'' dediler.
When We dispatched toward you a team of jinn listening to the Quran, when they were in its presence, they said.
Hani cinlerden bir gurubu, Kuranı dinlemeleri için sana yöneltmiştik.
And call to mind when We sent to you a party of the jinn that they may listen to the Qur'an.
Ey Muhammed! Hani biz cinlerden bir grubu Kurânı dinlemeleri için sana yöneltmiştik.
O Muhammad, when We directed to you a few of the jinn, listening to the Qur'an.
Bu çocukların aşikar şekilde gazete okumaları, radyo dinlemeleri, öğretmenlerin onayladıkları dışında kitap okumaları kesinlikle yasak.
These children are explicitly forbidden from reading newspapers, listening to radio, reading any books that the teachers do not prescribe them.
SETI monitörlerinin kozmik dinlemeleri kadar baska bir grup bilim dedektifi radikal bir yolu izliyorlar.
As SETI monitors its cosmic wiretaps, another set of science detectives follow radical new leads.
Mucitleri, sabit telefonların ilk başlarda insaların West End tiyatrolarındaki canlı performansları dinlemeleri için kullanılacağını düşünmüşlerdi.
The very first landline telephones, the inventors thought that they would be used for people to listen in to live performances from West End theaters.
Erkeklerden tek istediğim bana saygı göstermeleri, beni dinlemeleri ve bana aptal muamelesi yapmamaları.
All I ask of men… is to respect me, listen to me… and not treat me like a nut spouting nonsense.
çocuk korosunu ağaçların arasından esen rüzgârı dinlemeleri için dağlara götürürdü.
Mom took the children's choir… up to the mountains to listen to the wind in the trees.
çocuk korosunu… ağaçların arasından esen rüzgârı dinlemeleri için dağlara götürürdü.
Mom took the children's choir… up to the mountains to listen to the wind in the trees.
Hani cinlerden bir gurubu, Kuranı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Kuranı dinlemeye hazır olunca( birbirlerine)'' Susun'' demişler,
Behold, We turned towards thee a company of Jinns(quietly) listening to the Qur'an: when they stood in the presence thereof, they said,"Listen in silence!" When the(reading)
Hani cinlerden bir gurubu, Kuranı dinlemeleri için sana yöneltmiştik.
When We dispatched toward you a team of jinn listening to the Quran, when they were in its presence,
haritadan takip edilen aracın yönetimini ele geçirmeleri, mikrofonunu açmaları ve dinlemeleri izlenebilmekte. Tüm bu olanlardan aracın sürücüsünün haberi bile olmuyor.
they show themselves taking over a car and then turning on the microphone in the car, and listening in on the car while tracking it via GPS on a map, and so that's something that the drivers of the car would never know was happening.
ebeveynlerinin Özgür Avrupa Radyosunu dinlemeleri, köyün meydanında 1848 Macar Devrimi bayraklarının asılması,
experiences about those events; his parents listened Radio Free Europe, 1848 flags were erected
Hani cinlerden bir gurubu, Kuranı dinlemeleri için sana yöneltmiştik.
And when We turned towards you a party of the jinn who listened to the Quran; so when they came to it,
dahil olmak üzere üst düzey figürlerin telefon dinlemeleri Veja dergisinde çıkan iddialarla ilgili soruşturma başlatmıştır.
ordered an investigation into allegations that appeared in Veja magazine of phone tapping of senior figures including the heads of both the Senate and the Supreme Court.
Tanrıların dinlemeyi reddettikleri kişinin ben olduğumu sanmıyorum.
I do not think that I'm the one the gods refuse to listen to..
Dinlemeni istiyoruz. Ama en önemlisi… -Evet.
But most important… we want you to listen. Yeah.
Results: 49, Time: 0.0485

Top dictionary queries

Turkish - English