BUGS in Turkish translation

[bʌgz]
[bʌgz]
böcekler
bug
insect
beetle
roach
pest
cockroach
vermin
scarab
buggy
bugs
b-bugs
hataları
mistake
error
wrong
fault
bug
failure
flaw
glitch
rahatsız ediyor
comfortable
mikroplar
germs
microbes
bug
vermin
microbial
of infection
infected
böcek
bug
insect
beetle
roach
pest
cockroach
vermin
scarab
buggy
böcekleri
bug
insect
beetle
roach
pest
cockroach
vermin
scarab
buggy
böceklerin
bug
insect
beetle
roach
pest
cockroach
vermin
scarab
buggy
hatalar
mistake
error
wrong
fault
bug
failure
flaw
glitch
bugsa
b-bugs
hata
mistake
error
wrong
fault
bug
failure
flaw
glitch
hataların
mistake
error
wrong
fault
bug
failure
flaw
glitch
mikropları
germs
microbes
bug
vermin
microbial
of infection
infected
dinleme cihazlarını

Examples of using Bugs in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Then he takes a shot at Bugs.
Sonra Bugsa ateş eder.
Bugs. Welcome, strangers.
Hatalar. Hoş geldiniz yabancılar.
You will hear the bugs coming, but tree ferrets give no warning.
Böceklerin gelişini duyarsın, ama ağaç gelincikleri uyarmaz.
It's gonna take decades to work out all the bugs.
Tüm hataları çözmek onlarca yıl sürecek.
Okay. What bugs us?
Bizi ne rahatsız ediyor? Pekâlâ?
I have dismantled my room, but there's no bugs… that I can find.
Odamı parçalarına ayırdım ama bulabildiğim dinleme cihazı yok.
A few more bugs to get out, but.
Birkaç hata çıktı, ama.
And he takes a shot at Bugs.
Sonra Bugsa ateş eder.
Welcome, strangers. Bugs.
Hatalar. Hoş geldiniz yabancılar.
Hold up. I think we can assume the bugs got off the base.
Böceklerin üsten çıktığını söyleyebiliriz herhalde. Durun.
Then we can be certain all the bugs are gone.
Hataların gittiğinden emin oluruz.
What bugs us? Okay.
Bizi ne rahatsız ediyor? Pekâlâ.
I know, I know. They're side effects, bugs.
Biliyorum bunlar virusun yan etkileri, hataları.
Not all bugs are the same.
Bütün dinleme cihazları aynı değildir.
Wh-why don't you just ask Bugs to take my place?
Neden Bugsa benim yerimi alır mı diye sormuyorsun?
Bugs. Great. Welcome, strangers.
Hatalar. Hoş geldiniz yabancılar.
There's still a couple bugs with the A.I. software.
Yapay zekada birkaç hata var hala.
Just look at all those bugs.
Sadece tüm bu hataların bakmak.
This guy bugs me! Bye.
Bu adam beni rahatsız ediyor! Güle güle.
Is working on fixing some bugs right now The only thing is that my developer.
Sadece, programcı şu anda bazı hataları düzeltmekle uğraşıyor.
Results: 2003, Time: 0.0715

Top dictionary queries

English - Turkish