Examples of using Dipnot in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Rona dipnot muamelesi ediyorlar. Hem de öldürülmüşken!
İki dipnot, onunla ilgili elimizde bir sürü şey var.
Bu dipnot bile olmaz.
Dipnot olmak üzereler.
Damion dipnot gibiydi.
Dipnot, kız kıza espriler yapmak için hiç de uygun bir zaman değil.
Dipnot ve gövde arasında boşluk.
Dipnot ve gövde arasında boşluk.
Dipnot, e-posta almayı düşünüyorum.
Fakat dipnot, kendi başıma da çalışabilirim!
Dipnot: Aslında Direnişte değilim.
Gösterişli görünen bir adamdı. Dipnot-- Bekliyorum. Rastladığım adam.
Dipnot: Nihayet bir anket firmasında mükemmel bir iş buldum.
Şimdi ancak dipnot olacaksın.
İlacı değiştirmeden önce okumaya zahmet etmediğin dipnot.
Bu tür alacaklar bilanço dipnot veya eklerinde gösterilir.
Ya ben senin babana dipnot desem?
Dipnot Kosovaya bölgesel ilişkilerde yeni bir statü kazandıracak olup memnuniyetle karşılanmasına rağmen,
Eğer dipnot da ilgili hiçbir şey yoktur diyorsa,… yanında bir tutam da sodyum klorür götür.
Tüm Desteklenen Dosyalar(*. kml);; Kml Dipnot dosyası*. kml.