DIZI in English translation

series
seri
sezon
dizisi
bir dizi
serinin
show
gösteri
şov
göstermek
program
diziyi
dizi
ortaya
knee
dizini
diz
dizler
dizinle
dizinin üstüne çök
drama
dram
tiyatro
dramatik
olay
draması
dizisi
dizi
oyun
sequence
ardışık
sekansı
dizisi
işlemi
sırası
dizi
sahnesi
dizilimi
sıralama
sıra
number
numara
rakam
birçok
no
sayısı
sayı
bir dizi
set
hazır
ayarlayın
seti
ayarla
ayarlandı
kur
belirle
takımı
hazırla
kümesi
array
istasyon
dizisi
sırası
dizilimi
dizi
düzeneği
sistemi
tertibatı
string
sicim
ip
tel
dizgi
iplik
bir dizi
dizisi
yaylı
telli
iple
soaps
sabun
pembe dizi
pembe dizilerini
pembe diziler

Examples of using Dizi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Küçük kız, Lorinin dizi sıyrılmıştı…-… ben de onu tedavi ettim.
That little girl Lori scraped her knee, so I treated.
Siz niye dizi izliyorsunuz?
Why bother watching soaps?
Değerler dizi.
Values array.
Dizi teorisi tam olarak uzay ve zaman kavramlarını değiştirdi.
String theory dramatically changes our understanding… of space and time.
Dizi seyretmeyi bırakmalıyım.
I gotta stop watching the soaps.
Value dizi.
Y values array.
Ona 80 lerin ucuz dizi yıldızı olmadığını anlattım.
I told her. You're not just some cheap soap star from the'80s.
Tenisçi dirsegi, kosucu dizi ve yüzücü.
We have tennis elbow, jogger's knee, and simmer's.
Veri dizi.
Data array.
Ortadaki paneli kaldır, sürekli değişen bir dizi sayılar var.
Lift the central panel, there's a string of numbers that keep changing.
Ben de odamda çizim yaparım. Annem televizyonda dizi seyrederken.
While my mom watches soaps on TVl stay in my room, drawing.
Erkekler iki tane ped giyer. Kriketteki sert toptan dizi korumak için.
Man wearing 2 pad… one one leg. For saving knee from hard ball in cricket.
Value dizi.
Value array.
Kodu yıllardır gördüğüm en mükemmel dizi.
The code… it's the most elegant string I have seen in years.
Erkekler iki tane ped giyer. Kriketteki sert toptan dizi korumak için.
For saving knee from hard ball in cricket… man wearing 2 pad… one one leg.
Bana akşam için ne pişireceğini düşünürken dizi falan izlersin.
Maybe watch some soaps while you think about what to cook me for dinner.
Operasyonda 240tan fazla araç ve bir dizi yasa uygulama dairesi rol aldı.
The strike involved more than 240 vehicles and an array of law enforcement agencies.
Bana akşam için ne pişireceğini düşünürken dizi falan izlersin.
What to cook me for dinner. Maybe watch some soaps while you think about.
Makinenin sana gönderdiği 0 ve 1lerden oluşan dizi.
The string of ones and zeros the Machine sent you.
Yeni gravimetrik dizi.
Your new gravimetric array.
Results: 1346, Time: 0.0501

Top dictionary queries

Turkish - English