Examples of using Dolunay in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dolunay'' diyor.
Bir sonbahar akşamıydı, dolunay vardı ve hava soğuktu.
Dolunay ne zaman?
Dolunay görününce.
Dolunay yoksa tabii.
Dolunay yükselene kadar tören gerçekleşmez.
Dolunay da yolda!
Bunun için sadece dolunay zamanı endişelenmesi gerektiğini tahmin ediyorum.
Sarhoş olmadan dolunay ile yüzleşmeyin!
Dolunay olduğunda, sanki olaylar 10 katına çıkıyor.
Dolunay bu gece.
Dolunay yüzünden bir gece-hava harekatı imkansız.
Dolunay güzeldir.
Dolunay gecesi.
Dünyanın bu tarafında, dolunay Ekim festivalinin sonlarına doğru denk gelir.
Dolunay beni tutarken….
Dolunay tamamen gidince halka tekrar açılacak halka?
Ustamız, dolunay gecesi görünür demişti.
Dolunay vakti geldiğinde,
Dolunay zamanı da.
