Examples of using Doz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Öldü. Üç doz verdim. Bir fili bile öldürmeye yeter.
Ajan Archera verilen doz felç olmasını sağlayacak kadar çoktu.
Dört doz verdiler, hiçbiri de koldan değildi.
Yüksek doz basinc kanindaki havaya alacaktir.
Yarım Bu doz ve ölmek.
Vericiye 25 doz dopamin verilmiş.
Doz konusunda bir sorun yok.
Tam doz verin.
İki doz SoluMedrol verildikten sonra.
Doz verilmemiştir. Test deneği Bye kontrol grubu olması için.
Bu seferki doz neydi?
Bu seferki doz neydi?
Bu seferki doz neydi?
Masada üç doz insülinle bir şırınga bulduk.
Yeterliymiş. O doz tüm ekibi yere sermeye.
İçkisine 500 doz LSD kattım.
Ama doktorun doz kaçırmaman gerektiğini söyIemişti.- Hayır.
X-ışınında doz sorunu var.
Doz verin. Lütfen bana bir.
Doğru doz verirsen, hayat kurtarırsın.