DUDAK in English translation

lip
dudak
ağzına
ruj
mouth
ağız
ağızdan
çene
geveze
ağızla
dudak
chapstick
dudak nemlendiricisi
dudak kremi
rujunun
lips
dudak
ağzına
ruj

Examples of using Dudak in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Dudak parlatıcımı tutar mısın?
Hold my lip gloss?
Dudak parlatıcını da oraya koysana.
Maybe you should put your lip gloss there.
Çantanı ve dudak parlatıcı tutacağım.
I'm gonna hold your purse and your lip gloss.
Belki de dudak parlatıcısı uçuk yetişen bir tarla değildir.
Maybe her lip gloss wasn't a herpes breeding ground.
Dudak ışıklarımı okuyun.
Read my lip lights.
Hayır ama dudak kırışıklıklarında tanımsız bir madde buldum.
No. But I did find an unknown substance in the crease of her lips.
Daha dün seni dudak nemlendiricimi yerken yakaladım, Arthur.
ARTHUR, YESTERDAY I CAUGHT YOU EATING MY CHAP STICK.
Dudak parlatıcım dahil.
Including my lip gloss.
Dudak parlatıcısı aldın mı?
Did you buy the lip balm?
Ağızlık kısmını dudak altına salmaya.
When you drop your mouthpiece low on your lip.
Dudak parlatıcımı, tarih bölümünde bırakmışım da.
I left my lip gloss in the history stack.
Dudak olmaz.
Not the lip.
Dudak parlatıcını ve biber spreyini al canım.
Grab your lip gloss and your pepper spray, sweetheart.
Dudak okuyabiliyor musun?
You can read his lips?
Saklambaç, dudak üstünde parmak.
Hide and seek, finger on lip.
Dudak merhemimi unutuyordum.
Forgot my lip balm.
Ne oldu, dudak parlatıcını mı unuttun?
What's the matter, you forget your lip gloss?
Dudak okumayı nerede öğrendin?
Where would you learn to lip read?
Dudak bükmene dayanamam, biliyorsun.
You know i can't take the lip.
Dudak parlatıcılarınızı sürseniz iyi edersiniz, bayanlar.
Better put on that lip gloss, ladies.
Results: 1078, Time: 0.0397

Top dictionary queries

Turkish - English