Examples of using Durak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yeşil Durak.
Bence'' Son Durak'' olmalıydı.
Ben indikten sonra iki durak beklemeyi unutma.
Burası son durak.
Her neyse, bu aynı Son Durak'' filmi gibi oldu.
Görüyor musun, bu sadece bir ara durak;
Diğer adamla beraber indi… 2-3 durak önce.
Son durak!
Gibi birşey olacak ve… Toptancının yeri ara durak.
On bir? Plymouth değil, Plymouthdan iki durak önce?
Bu orman da git git bitmiyor. Son durak!
Canterbury mi? Burası benim durak.
Hayır bir kaç durak daha var.
Hayat bir yolculuktur, durak değil.
AÇIK OL Hanımlar beyler, trenin yaklaştığı durak.
Hayat bir yolculuktur, durak değil.
Burası benim durak.
Peki, sıradaki durak?
Pat Quid rehberli turunda ilk durak.
Sanırım senin durak burası.