Examples of using Dying in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dying Breed milyonlarca albüm sattı.
Love Lays Dying için 2 bilet.
Dying Breedin'' Flatliner'' ını yeniden yorumladık.
Dying Breed az önce önemli bir anlaşma imzaladı.
The Dying Gaulu istiyoruz… ve senin yazmanı istiyoruz.
The Dying Gaulun kendi versiyonumuzu yapabiliriz… senaryona bağlı kalarak.
Faulknerın As I Lay Dying adlı eserini itiraf edebileceğimden çok kez tekrar tekrar okudum.
As I Lay Dying:( Döşeğimde Ölürken),
Parched with Thirst Am I and Dying İsviçreli ekstrem metal grubu Celtic Frostun çıkardığı ilk toplama albümüdür.
Gerçekten inandın mı ölümlü bir insanın ölümden dirilebileceğine… could drink from a cup of Frey without dying?
Collins daha üne kavuşmadan, Beatles gitaristi George Harrisonun All Things Must Pass albümündeki'' Art of Dying'' şarkısında perküsyon çaldı.
Da Red Hot Organizationın derleme CDsi America is Dying Slowlyde Wu-Tang Clan,
Dying To Try''( Türkçe: Denemek için can atmak), 2017 Eurovision Şarkı Yarışmasında İrlandayı temsil edecek Brendan Murray tarafından seslendirilen şarkı.
My dying bride, 1990 yılında Bradford, İngilterede kurulan doom metal grubu.
İşte bu, Dying Breedten Eddy, benim yakın bir arkadaşım.
Dying Breedten en sevdiğim parçayı soruyor!
o zaman hayat ölüyor Ayrıca, Dying.
Dying Breedten'' Flatliner.
The Dying Gaulun kendi versiyonumuzu yapabiliriz… senaryona bağlı kalarak.
Beside the Dying Fire'' isimli sezon finali bölümünde çiftlik aylakların saldırısına uğradığında Glenn, çiftliği korumada önemli bir rol oynar.