Examples of using E-posta adresini in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
E-posta adresini ver, e-davet göndereyim.
Belki bana e-posta adresini verirsen Ya da, bilirsiniz, telefon numaranız.
E-posta adresini bulsana, fotoğrafları gönderelim.
E-posta adresini ve telefon numarasını aldım!
Disiplin kurulunun e-posta adresini hackleyip, videoyu kimin gönderdiğini öğrenmelisin.
E-posta adresini onaylaman gerekiyor.
Şunun e-posta adresini bulmam lazım.
E-posta adresini alayım mı?
Sami e-posta adresini Leylaya verdi.
Tom e-posta adresini değiştirdi.
E-posta adresini biliyor musunuz?
E-posta adresini biliyor musun?
Sonunda senin e-posta adresini buldum ama 0 da değişmiş.
E-posta adresini bile bilmiyorum.
Peki e-posta adresini öğrenebilir miyim?
E-posta adresini hatırladım.
E-posta adresini verebilirim ama hiç cevap atmıyor.
Bekle biraz, e-posta adresini sana gönderiyorum.
Telefon numaranı ve e-posta adresini değiştirmek normal bir hal alıyor.
Arkadaşların e-posta adresini biliyor, bu yeter.