Examples of using Adresini in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Adresini çıkarmak için birkaç güne ihtiyacım var yalnızca.
Garsonumuzun adresini öğren, gidip bir ziyaret edelim.
Adresini, telefonuna yolluyorum.
Adresini söyle?
Cassie, bu kızın adresini biliyor musun, bildiğini mi sanıyorsun?
Numarasını, adresini falan aldın mı?
Seninle iletişime geçebilmem için adresini bana anlatan küçük notu.
Ben birinin adresini almak istiyorum.
Acaba… e-posta adresini falan alsam olur mu?
Adresini alabilir miyiz? Uzmanlığından faydalanabiliriz.
Adresini biliyor musunuz?
Marketin adresini sordu.
Adresini ve araçlarını don gibi değiştirir.
Adam, bana bir güvenli evin adresini verdi. Başka bir yere gittiğini söyledi.
Henrynin adresini verebilir misiniz bize?
Adresini de bilmek ister misin?
Unutuyordum. Herifler adresini biliyorlar… seni bulacaklardır.
Kimsenin adresini bilmediği şu Londradaki ev… gerçekten gerekli mi?
Adresini bulabileceğin en iyi yer birlik--- Öyleydim.
Adresini bilmiyordum, ama bir işaretçim vardı.