Examples of using Ebediyen in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ebediyen. Çocuklar?
Elle ve Warner ebediyen.
Ebediyen de üzgün.
Themyscira, ebediyen erkeklerin gözlerinden saklı kalacak.
Ebediyen. Çocuklar?
Siz şu insanları ebediyen içerde tutamazsınız.
Ve ebediyen şişman!
Öte yandan ben Freemana ebediyen minnettar kalacağım.
İspanyolların ülkenize girmesine izin verirseniz bağımsızlığınızı ebediyen yitirirsiniz.
Ki bunun için sana ebediyen minnettarım.
Bu şekilde, sana sevgi beslemeye devam ederken benden ebediyen nefret edecek.
Başarısız olduğumu hissediyorum.- Ebediyen değil fakat.
Sevdiğimiz olan sen yanımızda olacak… ebediyen.
Dijital dünya bize kendimizi daima meşgul, ebediyen meşgul olarak hissetmemiz için planlanmış.
Ve bu tohumun yanında şimdi ve ebediyen selamet ve koruma veriyoruz.
Bu ölümlü boyutunda ebediyen kalırız!
Sevdiğimiz olan sen yanımızda olacak… ebediyen.
Kemik, et ve nefes. Ebediyen senin.
Ve bu tohumun yanında… şimdi ve ebediyen selamet ve koruma veriyoruz.
Catherinele biraz daha kalsam benden ebediyen kurtulmuş olurdun.
