Examples of using Ebediyet in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ebediyet bir dakikadır. Aşk kördür.
Ebediyet ise… Ebediyet ne demek Lord Tyrion?
Ve… Ebediyet ne demek?
Ve… Ebediyet ne demek?
Bu ebediyet. O seni terketti.
Yanında silahlarla dolu bir çantan ve ebediyet yüzüğü takan bir öğretmen vardı.
Sonra ebediyet.
Kendisi bir sonsuzluk aleminde, ebediyet kalesinde yaşar.
ölüp doğaüstü Arafında bir ebediyet geçirmek zorunda kalmadan yaşayabilmek için o perdeyi kaldırmak istiyor.
Koştuğum ebediyet tünelinin sonunda
Ben de senin için aynısını söyleyebilirim ebediyet için burada olmaktan gerçekten memnun olmasaydın.
Hollywood Ebediyet Mezarlığı yakınındaki baz kulelerine sinyal gönderiyorum. Müdürün esrarengiz adamını arıyoruz.
Ebediyet için olan her bir bakışta, kokuda ve göz yaşında hatırlanacağım.
Ben de senin için aynısını söyleyebilirim… ebediyet için burada olmaktan gerçekten memnun olmasaydın.
Kongo da bu doğal düzlük'' ebediyet'' olarak bilinir edebi olarak,
Acaba, Tanrının ebedî ağı… çağlar boyunca uzanan ipek kordonlarının… en hafif dokunuşla başlattığı titreşimleri ebediyet boyunca yansıtan zaman mı?
Ebediyet uzun.
Ebediyet için.
Mavi ebediyet.
Sekiz Ebediyet.