Examples of using Edithin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Atticus, derginin Londra ofisinin Edithin nerede olduğunu bilebileceğini söylüyor.
Marthayı mı?- Edithin.
Marthayı mı?- Edithin.
Ne gün ama. Ben Leydi Edithin hayatını karartırken….
Eninde sonunda. Edithin telefonuna ulastiniz.
Senden eski dostluğumuzun hatırına Edithin annesini oynamanı istemiştim.
Atticus, derginin Londra ofisinin Edithin nerede olduğunu bilebileceğini söylüyor.
Odasının aşırı derecede düzenli oluşuna bakılırsa Edithin Paytonı reddetme gibi bir niyeti yok.
Eğer biri bana Marynin bir tamirciyle birlikte olacağını Edithin de İngilterenin en büyük adamlarından biriyle evleneceğini söylese ona asla inanmazdım.
Onu durdurmak için hiçbir şey yapmadan Edithin skandal bir hayata başlamasına izin vereceğimi düşünmüş olamazsın?
Matmazel Edithin küçük bir kızken buradan kaçmaya çalışırken Müdire tarafından yakalandığı
Matmazel Edithin küçük bir kızken buradan kaçmaya çalışırken… Müdire tarafından yakalandığı
Örgü iğnesi koyduğunu duydum. Edithin tam bir değişimi olmadığı için bir adamın eline.
Örgü iğnesi koyduğunu duydum. Edithin tam bir değişimi olmadığı için bir adamın eline.
Ayrıca Edithin söylediğine göre, bir evi,
Selam Jane. Sanırım Edithin Meksikaya nasıl geldiğini biliyorum… ama telefonumu takip etmelisin.
Ben ve Edithin çıkıp kahrolası altılık bir bira paketi almamızın neresi yanlış?
Leydi Edithin mutlu olmasını istiyorum.
Bana kalırsa büyük bir ihtimalle bu iş henüz bitmedi… bu nedenle sen ve Edithin çok ama çok dikkatli olmanızı istiyorum.
Bak, Marilyn bir şeyleri körüklemek istemem fakat Edithin kazanan taşı cebinden çıkardığını gördüm.