EDVARD in English translation

Examples of using Edvard in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sophie küçük solgun Edvard, Andreas ve Inger
little pale Edvard, Andreas and Inger
Çekoslovakyanın sürgündeki hükümet başkanı Edvard Beneš yönetimindeki hükümet, 1938de ülkenin Südetler
The exiled government of Czechoslovakia under President Edvard Beneš was under pressure from British intelligence,
Ve Edvard amcayı, beni
And Uncle Edvard, and Uncle Isak
kendi kişiliğinin bir bastırımı olarak gördüğü şeylerle sürekli mücadele ederek Edvard Munch, pek çok eseriyle daha çok grafik sanatına kayar.
philosophy of life and death constantly fighting against what he sees as the suppression of his own personality Edvard Munch turns more and more to graphic art with its multiple prints.
uzaklıktaki Maribor Edvard Rusjan Havaalanıdır.
and Maribor Edvard Rusjan Airport, which is eighteen kilometers(11 miles) away.
Lisen, ve Edvard amcayı, beni ve kardeşimi, kuzenlerimi, amcalarımı, halalarımı.
everybody else. And Uncle Edvard.
Keşif ==Seyfert galaksileri, spiral nebulalar olduğu düşünülen astronomik objelerin spektrumlarına bakan Lick Gözlemevini kullanan Vesto Slipher ve Edvard A. Fath tarafından 1908 yılında tespit edilmişlerdir.
Discovery==Seyfert galaxies were first detected in 1908 by Edward A. Fath and Vesto Slipher, who were using the Lick Observatory to look at the spectra of astronomical objects that were thought to be"spiral nebulae.
Erik Werenskiold, Edvard Munch, Alphonse Osbert,
Erik Werenskiold, Edvard Munch, Alphonse Osbert,
Edvardın söylediklerini o da teyit etti.
He's confirmed what Edvard says.
Edvardla birlikte gidiyor.
He's leaving with Edvard.
Dorothy ve Edvardla yüzmeye gitmek istiyorum.
I want to go swimming with Dorothy and Edvard.
Edvardın burs kazanmasına çok sevinmişti.
He was very happy that Edvard had received the scholarship.
Sessiz olun ki Edvardla konuşabileyim.
Be quiet, so that I may speak with Edvard.
Ben sadece Edvardı kontrol etmek istemiştim.
I just… I just wanted to check up on Edvard.
Edvardla randevu.
Date with Edvard.
Saat 6da sabah duası için Edvardın çalışma odasında toplanırız.
At 6:00 we gather for morning prayers in Edvard's study.
Bayan Paige, Kral Edvardın evlenmek için… tahttan feragat etmesini ister miydiniz?
Miss Paige, would you ask King Edvard to abandon the crown in order to marry you?
Edvard? Edvard?- Kaldırın?
Edvard? Pick him up. Edvard?.
Edvard? Edvard?- Kaldırın.
Edvard? Edvard? Pick him up.
Edvard? Edvard?- Kaldırın?
Pick him up. Edvard? Edvard?
Results: 169, Time: 0.0262

Top dictionary queries

Turkish - English