EKRAN in English translation

screen
paravan
görüntü
testi
ekranı
perdeye
perde
filmi
sinekliği
display
görüntü
sergi
görünüm
teşhir
gösterisi
göster
ekran
görüntüleme
vitrin
sergilemek
monitor
monitör
takip
izlemek
kontrol
ekranı
gözlemci
izler
denetcisi mi
the on-screen
ekran
viewscreen
ekran
screens
paravan
görüntü
testi
ekranı
perdeye
perde
filmi
sinekliği
monitors
monitör
takip
izlemek
kontrol
ekranı
gözlemci
izler
denetcisi mi

Examples of using Ekran in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Çünkü retinaların aynı anda üç farklı ekran arasında gidip geliyor.
You find this uncomfortable because your retinas are bouncing between three different screens at once.
Neden? Bence, herkesin ekran başında olacağını biliyordu.
Why? elsewhere, watching screens. My guess, he knew everyone would be.
Küçük resim önbelleğinin tutabileceği ekran sayısını belirleyin.
Specify number of screens the thumbnail cache should be able to hold.
Yeni düz ekran televizyonlarının önünde!
IN FRONT OF THEIR BRAND-NEW FLAT SCREEN TV!
Düz ekran şuraya gelecek, tamam mı?
FLAT SCREEN WILL GO RIGHT THERE, RIGHT?
Ekran, 4 kanal ses,
INCH SCREEN, 4 CHANNELS OF SOUND,
Ve tabii ki, bilgiyi dalgıca aktarmak için birkaç ekran var.
And of course there're multiple displays, to get the information to the diver.
Ayrıca güvenlik merkezimize en son teknoloji çok düzeyli birleştiriciler ve dörtlü ekran yerleştirdik.
We have also installed in our security centre the latest multiplexers and quad displays.
O ekran çok ufak.
That screen's too small.
Ekran çözünürlüğü nedir?
What's the screen resolution?
Farklı ekran kabloları nedeniyle ekranlar değiştirilemez.
The screens are not interchangeable because of different screen cables.
Ekran Kasabasında sırada, 80lerin ünlü dizisi Supreme Courtney var.
Coming up on Tube Town: the'80s classic, Supreme Courtney.
Ekran ne için?
What's the screen for?
Bu alan ekran biraz o halde etrafına bakmak değişti.
This area of the screen has changed quite a bit so let's look around.
Ekran LCDlerden daha parlak
The display is much brighter than LCDs
Frank, ekran karşısındaki izleyicilerimize özellikle de genç seyircilerimize.
Frank, ourproducers would like to know… Ifyoucangive our viewers… especially, our younger viewers.
Ekran şu, tam şurada!
That's the screen, right there!
Ekran çalışıyor!
The screen's working!
Zarif Ekran Görüntüleme EklentisiComment.
Elegant On-Screen Display Plugin.
Ekran kırmızı kırmızı parlıyor burada Jeff.
The screen's flashing red at me here, Jeff.
Results: 1180, Time: 0.0403

Top dictionary queries

Turkish - English