EKSTRA in English translation

extra
fazladan
ekstra
daha
ek
yedek
figüran
ilave
additional
ek
fazladan
daha
ekstra
yeni
diğer
ilave
bonus
ikramiye
prim
ekstra
ödül
fazladan
artı
extras
fazladan
ekstra
daha
ek
yedek
figüran
ilave

Examples of using Ekstra in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yani yarısı ekstra peynirli, yarısında hiç peynir yok.
WELL, BASICALLY WE HAVE HALF EXTRA CHEESE, HALF NO CHEESE.
Biliyor musun, ayakabılarımı çıkarmamak bana ekstra çekiş gücünü verdi.
YOU KNOW, AND KEEPING MY SHOES ON REALLY GAVE ME THAT EXTRA TRACTION.
Göstereceğin ekstra çabayla fazladan 5 milyon kazanabilirsin.
Besides, this extra little effort can make you 5million richer.
Bu ekstra büyük!
This is extra large!
Ekstra güçlü!
It's extra tough!
Spor yapıyordum ekstra puan için.
I have just been down the gym, putting a bit of extra.
Ekstra Ekstra zevk için güçlü.
It's extra strong for extra pleasure.
Kazandığım ekstra parayla bile günlük yaşaıyorum gibi oluyor.
And even with that extra money, I always feel like I'm living week to week.
Ekstra Bakire Zeytinyağları, yoluna artık bakiresiz devam ediyor.
Extra extra virgin olive oil now available virgin-free.
Ekstra Bakire Zeytinyağlarından kullanın.
So use Extra extra virgin olive oil.
Müşterilerinize karşı ekstra dikkatli olun.
Be extra careful with your customers.
Bence ekstra fevkalade.
I think she's extra special.
Ekstra dikkatli davranıyoruz.
We are extra mindful.
Ekstra çıkana kadar oyala.
Stall him until the extra's out.
Bu geceki uçuşu ekstra sorunsuz atlatmak için sana ihtiyacım var.
I need you to make sure tonight's flight is extra smooth.
Ekstra 50 dolar, umurumda değil.
I don't care for that extra $50.00.
Ekstra büyük, jumbo boy.
They're extra large, jumbo.
Yağmur yağıyor ve Maggienin ekstra emici bebek bezi takılı.
It's raining! And Maggie's diapers are extra absorbent.
Ekstra ödeme yapacağım, tabii.
You will have special payment, of course.
Ekstra çikolatalı, en sevdiğin.
Double fudge, your favorite.
Results: 4792, Time: 0.0331

Top dictionary queries

Turkish - English