EXTRA LARGE in Turkish translation

['ekstrə lɑːdʒ]
['ekstrə lɑːdʒ]
ekstra büyük
extra large
extra big
ekstra large
extra large
ekstra geniş
extra wide
extra large
aşırı büyük
oversized
too big
extra large
were too large
an extremely high
extremely large
freakishly huge
extra large
XL

Examples of using Extra large in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We got large and extra large.
Geniş ve extra geniş var.
An extra large pizza with anchovies,
Extra büyük Ançuezli pizza sucuk,
Yes, sir. Extra large?
Ekstra büyük mü? Evet, efendim?
Men's extra large underwear?
Ektra büyük erkek iç çamaşırı mı?
Where were you when you… first heard that Extra Large had been murdered?
Extra Largeın öldürüldüğünü ilk duyduğunuz zaman neredeydiniz?
Then I rembered. There are six extra large deposit boxes in that vault.
Sonra hatırladım. Kasa dairesinde altı tane fazladan büyük emanet kasaları vardı.
This is egg B, size extra large.
B yumurtası ise, battal boy.
Large and extra large GoodNites were combined into large/extra-Large for kids from 60-125+ pounds.
Büyük ve ekstra büyük GoodNites, 60-125+ pound arası çocuklar için büyük/ ekstra-büyük olarak birleştirildi.
The next item, an extra large bed that sleeps nine comfortably,
Sırada, ekstra geniş bir yatak. Dokuz kişi rahat sığar.
Two extra large, a salad bucket
İki ekstra büyük pizza, bir salata kovası,
Jack Strang. Two extra large, a salad bucket
İki ekstra büyük pizza, bir salata kovası,
An extra large, extra in-charge women's high-heel shoe, left behind by Marshmallow. Okay, next item is.
Tamam, sıradaki ürün, Marshmallowun geride bıraktığı, ekstra büyük, ekstra ücret alan bir kadının yüksek topuklu ayakkabısı.
A free large-- a free extra large. Hey,
Bir bedava büyük-- bir bedava ekstra büyük alacaksın. Hey,
Let's see… that's a Tarkalean tea for you a raktajino for you and an extra large prune juice.
İşte… Bakın sizin için Tarkalean çayı Senin için bir raktajino ve ekstra büyük erik suyu.
Waddy and I spent every nickel we had signing Extra Large, and, well, now we gotta start all over again with kids like Da Money.
Waddy ile birlikte her kuruşumuzu Extra Largeın şarkılarına harcadık Ve şimdi her şeye yeniden başlamak zorundayız Da Money gibi çocuklarla.
Extra large. Fries.
Büyük boy. Kızarmış patates.
Is it extra large?
Yoksa ekstra large mı giyiyorsun?
Extra small or extra large.
Ekstra küçük veya ekstra büyük olanları var.
This is extra large!
Bu ekstra büyük.
One extra large sausage.
Bir büyük boy sosisli.
Results: 237, Time: 0.0617

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish