Examples of using Ela in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Gözlerim ela!
Gözlerim ela, Helen Keller.
Benyamin bölgesinde Ela oğlu Şimi;
Ela nasıl peki?
Ela, bu babanın senden yiyecek çaldığının kanıtı.
Gel bakalım Ela.
Mahir Bey, nasılsınız? Ela nasıl?
Kardeş Ela.
Vaazına bayıldım Ela Dayı.
Evet ama gördüğüm en güzel ela gözlere sahip.
Asıl sen, gördüğüm en güzel ela gözlere sahipsin.
Hayır, bence ela.
Benim gözlerim ela.
Üzerindeki renk gözlerindeki o hoş ela ışıltısını ortaya çıkaramıyor.
Beni makaraya sarıp, şu ela gözlere va şu küçük, şık… gülümsemeye ışık tutabileceğini sanıyor.
Ela bugüne kadar hep böyle yemiş olabilir,
Kahverengi saçlı, ela gözlü, ve son görüldüğünde üzerinde şort,
Benden sonraki vapurla da Ela tımarhaneye gidecek, değil mi?
Benim memem… Hayır, farketmez, ela göz, mavi göz,
size okuyacaktım ama şimdi Ela o havada değil.