Examples of using Eldiven in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ölü ya da diri, Eldiven iade edilecek.
Onu durdurabilecek tek şey bu. Eldiven.
Bir çeşit eldiven.
Eldiven lazım olacak.
Eldiven takmak için fazla sıcak değil mi?
Pis Eldiven.
Mesafenizi koruyun. Eldiven yok.
O halde bir şişe eldiven temizleyici için gelmedin?
Eldiven burada mı?
Bir çift eldiven lazım, ve dikiş için hazırlayın şunu.
Kafasına eldiven geçirmiş bir köpeğe benziyor.
Eldiven kampı ne?
Eldiven tehlikelidir Amberle.
Amca ben deri eldiven ithalat listesine bir bakabilir miyim?
Artık bunun eldiven kutusu olmadığına eminim.
Vay canına. Eldiven getirdiğin iyi olmuş.
Savcılığın eldiven hakkındaki bu keşfi.
Ama eldiven ifadesi bugün.
Onu Eldiven için hiç eğitmemeliydim.
Eldiven konusuna geri dönsek.