Examples of using Ellisi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Frezier onu öldürecek. Ellisi Fraziere verecekler.
İnsanların şaka yaparken söylediklerinin yüzde ellisi doğrudur.
Şempanzenin diyetinin yüzde ellisi incirdir.
O halde, yüzde ellisi senin.
Bu ilaçları kullanan hastaların yüzde ellisi, Sayın Hakim.
Her şeyin yüzde ellisi.
Ellisi almam gerekiyor.
Ellisi düşün, lütfen!
Ellisi getirin.
Aslında bir kadının cazibesinin yüzde ellisi, hayal değil midir?
Ellisi vurup sonra da uçaktan atlayabilecek birini arıyoruz ve baş şüphelimizin aniden
Bu satışların yüzde ellisi Asyada, Latin Amerikada% 17,
Şöyle olacak; Ellisi Fraziera verecekler… Frazier onu öldürecek, sonra ne olacak?
Bodrumun da yüzde ellisi sular altında Brick kendi başına halletmek zorundasın.
Onlar Killianı, Ellisi canlı yayında öldürmeyi planladığı el konulmuş hasarlı bir petrol tankerine kadar takip ederler.
mürettebatı kurtarır fakat Killianın Ellisi kaçırmasını ve Air Force Oneı yok etmesini engelleyemez.
benim adımı aynı listeye koyabildiyse, bu Robert Ellisi de bulabilecekleri anlamına geliyor.
Çocuklar madenlerde çalıştırılıyor… ve madencilerin yüzde ellisi 30 yaşına ulaşamıyorsa.
benim adımı aynı listeye koyabildiyse, Robert Ellisi de bulacaklardır.
Ellisi tanıdığım kadarıyla senden ayrılmanın hayatındaki en zor kararlardan biri olduğunu söyleyebilirim.
