EMEKLEYEREK in English translation

crawling
sürünmek
emekle
pılını pırtını toplamıyorsun kendi pılını pırtını ve sürünerek
altında
crawl
sürünmek
emekle
pılını pırtını toplamıyorsun kendi pılını pırtını ve sürünerek
altında
crawled
sürünmek
emekle
pılını pırtını toplamıyorsun kendi pılını pırtını ve sürünerek
altında

Examples of using Emekleyerek in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Oraya, emekleyerek gittim çünkü onu yatağına taşıyacaktım.
And I crawl over there because I'm gonna carry him back to bed.
Emekleyerek oraya girmiş sonra da uyuyakalmış.
She crawled underneath there and went to sleep.
Emekleyerek kaçmaya çalıştı.
She was trying to crawl away.
Maru emekleyerek masanın altından geçti.
Maru crawled out from under the table.
Biri göçükten emekleyerek çıkıyor.- Bir dakika.
Wait a minute. Someone's crawling out of the hollow top.
Biri göçükten emekleyerek çıkıyor.- Bir dakika.
Someone's crawling out of the hollow top.- Wait a minute.
En son bir aşırı uyku kuşetinden emekleyerek çıktığımda… hafızamı toparlamak epey bir zaman almıştı.
The last time I crawled out of a hyperbunk.
Burada emekleyerek ne yapıyorsun?
What are you doing creeping around in here?
Emekleyerek barikatları itecekler.
They crawl and push the barricades.
Bu sabah saat 6da siyah bir gözle emekleyerek geldi.
She came creeping in this morning at 6:00 a.m. with a black eye.
Birkaç ay öncesinde bu koro odasına bir görevle emekleyerek geldim.
A couple of months ago, I crawled into this choir room with a mission.
Bir dakikaya yardım için emekleyerek bana geleceksin.
In about a minute, you're gonna come crawlin' to me for help.
İnsanlar vahşi hayvan taklidi yapıyorlardı ve… emekleyerek birbirlerinin üzerine çıkıyorlardı.
And you know, people are crawling all over each other pretending to be wild animals.
Hayır, hayır. Amanda çadırınıza emekleyerek giremez.
Amanda… will not crawl into your tent. No, no, no.
Hayır, hayır. Amanda çadırınıza emekleyerek giremez.
No, no, no. Amanda… will not crawl into your tent.
Yer değiştirmek için bu küçük tünellerden emekleyerek geçmeliyim.
To get from place to place. So, I got to crawl through these little tunnels.
Yer değiştirmek için bu küçük tünellerden emekleyerek geçmeliyim.
I got to crawl through these little tunnels to get from place to place.
Biri göçükten emekleyerek çıkıyor.
Someone's crawling out of the hollow top.
Emekleyerek kahraman olabilirsin!
You can still be a hero crawling!
Buraya emekleyerek gelmenin bir sebebi var.
You crawled over here for a reason.
Results: 84, Time: 0.0293

Top dictionary queries

Turkish - English