Examples of using Emekleyerek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Oraya, emekleyerek gittim çünkü onu yatağına taşıyacaktım.
Emekleyerek oraya girmiş sonra da uyuyakalmış.
Emekleyerek kaçmaya çalıştı.
Maru emekleyerek masanın altından geçti.
Biri göçükten emekleyerek çıkıyor.- Bir dakika.
Biri göçükten emekleyerek çıkıyor.- Bir dakika.
En son bir aşırı uyku kuşetinden emekleyerek çıktığımda… hafızamı toparlamak epey bir zaman almıştı.
Burada emekleyerek ne yapıyorsun?
Emekleyerek barikatları itecekler.
Bu sabah saat 6da siyah bir gözle emekleyerek geldi.
Birkaç ay öncesinde bu koro odasına bir görevle emekleyerek geldim.
Bir dakikaya yardım için emekleyerek bana geleceksin.
İnsanlar vahşi hayvan taklidi yapıyorlardı ve… emekleyerek birbirlerinin üzerine çıkıyorlardı.
Hayır, hayır. Amanda çadırınıza emekleyerek giremez.
Hayır, hayır. Amanda çadırınıza emekleyerek giremez.
Yer değiştirmek için bu küçük tünellerden emekleyerek geçmeliyim.
Yer değiştirmek için bu küçük tünellerden emekleyerek geçmeliyim.
Biri göçükten emekleyerek çıkıyor.
Emekleyerek kahraman olabilirsin!
Buraya emekleyerek gelmenin bir sebebi var.
