Examples of using Endeavour in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Endeavour, burası Flight.
Göbek adının Endeavour olduğunu.
EndeavOur, rehberlik yanlış.
EndeavOur, burası Merkez.
Endeavour, kılavuz hatalı.
Philip Knox, Colonial Endeavour Bankası.
Houston, Endeavour dönüş moduna geçiyor.
Tamam, Endeavour, bendesin. Sağ ol.
Tamam, Endeavour, bendesin. Sağ ol.
Sancakgemisi Endeavour, çatışma için beklemede kalın.
Endeavour Uzay Mekiği, seferinde birkaç sorunla karşılaştı.
Houston, Endeavour bildiriyor: Zaryayı rotasına oturttuk.
Endeavour, Houston. Yeniden giriş için talimat vereceğiz.
Endeavour Morse işte, şimdi laf mı çeviriyorum yani!
uzay mekiği Endeavour kargo bölümünde bir nakliye konteyneriyle gelmişti.
STS-69,'' Endeavour'' uzay mekiğinin göreviydi ve Wake Shield Facility( WSF) nin ikinci uçuşudur.
Sana göbek adının Endeavour olduğunu söyledim ve hatta sonra sen, kıçını çimdiren hıyara şişeyi geçirmiştin.
Combined Endeavour'' da olduğu gibi, bu da Barış için Ortaklık programı ruhunda düzenlenen bir ABD EUCOM tatbikatı olacak.
Bullard: ABD Avrupa Kuvvetler Komutanlığı( EUCOM) 2009 yılında Banja Lukada'' Combined Endeavour'' adlı muhabere tatbikatını gerçekleştirdi ve çok başarılı oldu.
ABDnin Avrupa Kuvvetler Komutanlığı sponsorluğunda düzenlenen 15 günlük uluslararası bir askeri tatbikat olan Combined Endeavour 2009( CE09), geçtiğimiz hafta Banja Lukada sona erdi.