Examples of using Ender in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İridyum en ender elementlerden biridir.
Ender, hedefleme sensorlerim için net bir görüş açısı gerekli!
Çift kostümü giymek, bir ilişkinin ender faydalarından birisidir.
Ama çok ender.
Primorye gezegenimizin bazı en ender ve en olağanüstü canlıları için bir sığınak.
Ender hepsini yerini biliyor.
Sen, buraları daha iyi hale getirebilecek ender insanlardan.
En ender tür. Mısır Mausu.
Ender, hala yürüyebiliyor mu?
Bizimle dans et! Eğlendiğimi hatırladığım ender zamanlardan biri!
Onun sadece ender kitaplardan biri olduğu.
Hatırlatırım 70 yaşındayım, Ender.
Ne yazık ki, Orrum bu evrende bulunan en ender element.
Hayır hayır. Sen onun gibi değilsin Ender.
Mısır Mausu. En ender tür.
Biz seni istedik Ender. Hayır.
Yasa uygulayıcı neslin ender türlerinden biriydi.
Bize seninki gibi akıllar lazım Ender. Mazer Rackham.
Rusyanın Primoryesi yeryüzündeki en garip ve ender bazı hayvanların evidir.
Valentine!- Ender! Ender, bekle!