ENGELLI in English translation

disabled
devre dışı
pasifleştir
etkisizleştir
kapat
etkisiz hale
etkisiz hale getirmek
sakatlanması
handicapped
handikap
engelli
sakatlığı
özürlü
dezavantajına
disability
maluliyet
engelli
sakatlık
yetersizlik
güçlüğü
özürlü
malulen
hurdles
engel
bir zorluktu
retarded
gerizekalı
özürlü
gerzek
aptal
salak
geri zekâlı
to block
engellemeye
bloke
engelleyecek
block
kapatma
blok
engelli
bloklamaya
kapatın
handicapable
engelli
özürlenebilir
handicap
handikap
engelli
sakatlığı
özürlü
dezavantajına
disabilities
maluliyet
engelli
sakatlık
yetersizlik
güçlüğü
özürlü
malulen
hurdling
engel
bir zorluktu
hurdle
engel
bir zorluktu

Examples of using Engelli in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Erkekler için 110 metre engelli yarışları yapılmaktadır.
At this event a men's 110 m hurdles race was held.
Bana çizgi filmdeki zihinsel engelli sincabı hatırlatıyor.
Always reminds me of that mentally impaired cartoon chipmunk.
Bu Engelli Amerikalılar yasasına aykırı!
It is against the Americans with disabilities act!
Sürat koşusunda, mekik çekmede engelli koşuda, barfiks çekmede ve şınav çekme gibi şeylerde.
Things like sprints, sit-ups, chin-ups, hurdling, push-ups.
Manhattanda engelli tuvaleti, aylık 950 dolara kiralanırdı.
In Manhattan, the handicap bathroom would have leased for 950 a month.
Metre engelli, Raipur Üniversitesi.
Meters hurdle, Raipur college.
hem de zihinsel engelli.
also mentally retarded.
Neden? Ben de engelli koşuyorum.
Why? I ran hurdles myself.
Evet. Görme engelli bir beyefendi.
Yup. Visually impaired gentleman.
Fiziksel engelli çocukları olan çiftler de bu tedaviye uygun sayılıyor.
Also eligible are couples who already had children with physical disabilities.
Tamam. Engelli yarışına kayıt olan kadın kahramanlar yemek yeme yeteneği de gösteriyormuş.
Okay. Heroines who signed up for hurdling show exceptional eating skills, too.
Biz de o yüzden engelli park yeri karşılığında tazminat alması için onu ittik.
So we're giving him workman's comp in exchange for a handicap parking pass.
Hayır, engelli değilim.
No, no, not retarded.
Kendisi atlet. 110 metre engelli koşuyor.
He's a track athlete, 110-meter hurdles.
Engelli Amerikalılar Kanuna göre fiziksel farklılığın olduğu için kötü davranış göremezsin.
Americans with Disabilities Act prevents you from being discriminated against because you're physically different.
Benimle engelli tuvaletinde buluşursan…''''… Channing Tatumun poposu hakkında konuşabiliriz.
Meet me in the handicap stall so we can discuss Channing's Tatums.
Artık çalışmıyorum.- Engelli değil.
I don't work anymore.- Not retarded.
Engelli Amerikalılar Yasası bir şansı hak ettiğimi söylüyor.
The Americans with Disabilities Act says I deserve a chance.
Sakat gidince söyle engelli park kartını da bıraksın.
And tell him to leave his handicap parking pass when he leaves.
Emekli.- Hayır, engelli değilim.
No, no, not retarded.- Retired.
Results: 789, Time: 0.0454

Top dictionary queries

Turkish - English