DISABILITY in Turkish translation

[ˌdisə'biliti]
[ˌdisə'biliti]
maluliyet
disability
a draw
engelli
stop
obstacle
prevent
barrier
way
interfere
obstruction
hurdle
keep
block
sakatlık
lame
bad
invalid
gimpy
wonky
hurt
injury
crippled
handicapped
disabled
yetersizlik
inadequate
insufficient
incompetent
enough
poor
inefficient
unfit
unqualified
poorly
short
güçlüğü
difficulty
trouble
hard
a hard time
hassle
challenge
of hardship
difficult time
impediment
özürlü
retard
handicapped
disabled
crippled
with disabilities
is defective
spastic
deficients
malulen
engellilik
stop
obstacle
prevent
barrier
way
interfere
obstruction
hurdle
keep
block
engeli
stop
obstacle
prevent
barrier
way
interfere
obstruction
hurdle
keep
block
sakatlığını
lame
bad
invalid
gimpy
wonky
hurt
injury
crippled
handicapped
disabled
engelliler
stop
obstacle
prevent
barrier
way
interfere
obstruction
hurdle
keep
block

Examples of using Disability in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
When one has a disability, one will feel incomplete.
Bir engeli oldu mu, kendini eksik hisseder insan.
The doctor who certified the disability for Víctor Vid….
Víctor Vidin sakatlık belgesini imzalayan doktor.
Disability check day.
Engellilik çekini alma günü.
Sam's got a disability or whatever.
Anlıyorum, Samin engeli var ya da her neyse işte.
You want to use his disability to scare someone.
Birilerini korkutmak için onun sakatlığını kullanmak istiyorsunuz.
Disability, know this, a lawyer's gonna be coming around.
Sakatlık. Şunu anla: Yakında bir avukat gelecek.
Yes, and he's the Director of the Disability Research Foundation.
Evet, Engelliler Araştırma Kurumunun Başkanı.
May I refer you to the Disability Act of 1990.
Size 1990 Engellilik Yasasını hatırlatırım.
He has a disability in love.
Aşk engeli varmış.
I'm sorry, you use your son's disability.
oğlunun sakatlığını hapisten bedava çıkış kartı.
Why? Have your disability checks direct deposited.
Neden? Sakatlık çeklerini rahat bozdurabilmen için.
My small-town experience was… limited concerning disability.- Hey.- Hey.
Küçük kasaba deneyimim… engellilik konusunda sınırlıydı.- Merhaba.- Merhaba.
You want me to put you on the disability list?
Seni engelliler listesine koymamı ister misin?
Max, Micah isn't playing because Micah has a disability.
Max, Micah oynamıyor çünkü engeli var.
And yet we see unconscionable levels of death, disability that could be avoided.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.
Limited concerning disability. My small-town experience was… Hey.
Küçük kasaba deneyimim… engellilik konusunda sınırlıydı.- Merhaba.
No loss of memory or speech disability.
Hafıza kaybı veya konuşma engeli yok.
A small dicks like a disability, man!
Küçük bir alet sakatlık gibidir oğlum!
That the only real disability in life Sure. But JJ knows in his heart.
Ama JJ bunu kalbinde biliyordu hayattaki tek gerçek sakatlık Tabiki.
Gonna continue paying your disability insurance.
Engellilik sigortanızı ödemeye devam edecekse.
Results: 264, Time: 0.0807

Top dictionary queries

English - Turkish