ENGELI in English translation

barrier
bariyer
engel
barikatı
sınırını
duvarı
bir sed
bir set
arasındaki
perde
block
blok
bloğu
bloke
engel
bir bloğu
sokağın
engelle
mahallede
kapatın
blokla
hurdle
engel
bir zorluktu
impediment
engel
bozukluğu
güçlük
disability
maluliyet
engelli
sakatlık
yetersizlik
güçlüğü
özürlü
malulen
handicap
handikap
engelli
sakatlığı
özürlü
dezavantajına
of the way
yoldan
yolun
aradan
çekil
şekilde
böyle
tarzınızı
biçimlerimizi
yol boyunca
engeli
barriers
bariyer
engel
barikatı
sınırını
duvarı
bir sed
bir set
arasındaki
perde

Examples of using Engeli in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Uzamsal ilişki engeli el-göz koordinasyonunu etkiler.
A spatial relations handicap affects your hand-Eye coordination.
Merhaba, Bayan Engeli arıyorum.
Hello. I'm looking for Katrin Engel.
Ses engeli yok, aynen o otopark gibi.
No barriers for the sound, just like the garage.
İnsanın çoğu engeli aşabileceğine inanırım.- Evet, öyleyim.
Yes, I am. I believe that man can overcome most obstacles.
İnsanın birçok engeli aşabileceğine inanırım.- Evet, öyleyim.
Yes, I am. I believe that man can overcome most obstacles.
Kulübe duyduğu sevgi, pek çok engeli aşmasına yardım etti.
His love for the club helped him to overcome many obstacles.
Evet, öyleyim. İnsanın çoğu engeli aşabileceğine inanırım.
Yes, I am. I believe that man can overcome most obstacles.
Evet, öyleyim. İnsanın birçok engeli aşabileceğine inanırım.
Yes, I am. I believe that man can overcome most obstacles.
Üç engeli aşacağız.
Three hurdles.
Bina engeli!
Building blocks!
Dua engeli diye bir şey yoktur.
There's no such thing as prayer blocks.
Girmek yada çıkmak siteyenler 5 engeli geçmeli.
One must enter and exit passing the hurdles.
Özbekçe Vikipedi engeli, Şubat 2012de dünya basınında dikkat çekti.
Blocking of the Uzbek Wikipedia caught the attention of the international press in late February 2012.
Trafik ve araçların engeli.
Blocking traffic, holding up cars.
Böylece Dave, parasızlık engeli olmadan patolojiye devam edebilecek.
So Dave can continue in pathology, without the obstacle of having no money.
Dün gece Engeli bir gey bardan almışlar.
They picked Engel up in some gay bar last night.
Engeli kaldırın lütfen.
Remove the obstruction, please.
Engeli kır.
Break the barrier.
Bu engeli kaldıracak olan sensin.
But the obstacle that you need to move is you.
Engeli kaldırdım, Thorndike.
I have removed the barrier, Thorndike.
Results: 315, Time: 0.0545

Top dictionary queries

Turkish - English