BARRIER in Turkish translation

['bæriər]
['bæriər]
bariyer
barrier
guardrail
armco
roadblock
engel
stop
obstacle
prevent
barrier
way
interfere
obstruction
hurdle
keep
block
barikatı
roadblock
barricade
blocking
the barrier on the road
sınırını
border
boundary
limit
frontier
line
perimeter
borderline
demarcation
fringe
no bounds
duvarı
wall
mural
bir sed
a barrier
bir set
set
a barrier
an on-set
bir ayırıcı
a barrier
separator
arasındaki
call
search
break
and
sometime
recess
dial
intermediate
way

Examples of using Barrier in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
She might have been blown up when the barrier was broken.
Bariyerin kırılmasıyla havaya uçmuş olabilir.
An exanogen-gas barrier has been known to slow down metal parasites.
Exanogen-gaz bariyerinin metal parazitlerini yavaşlattığı biliniyor.
I don't think we ever really got over that language barrier.
Bu dil engelini de pek aşabileceğimizi düşünmüyorum açıkçası.
Warp engines don't just shut down when you scrape an energy barrier.
Bir enerji bariyerine çarptığında, warp motorları öylesine kapanmazlar.
And collided with the barrier.
Ve bariyerle çarpışmış.
This natural barrier catches the clouds
Bu doğal bariyerler bulutları yakalıyor
Why are you deactivating the EM barrier?
Engelini neden etkisiz hale getiriyorsunuz?
Approaching heat barrier.
Isı sınırına yaklaşıyoruz.
Approaching the barrier.
Barikata yaklaşıyoruz.
I will mace you in the face. If you approach the barrier before you hear the lock snap.
Kilidin kapandığını duymadan bariyere yaklaşırsan… yüzüne bayıltıcı sıkarım.
If you approach the barrier before you hear the lock snap.
Eğer kilit sesini duymadan bariyere yaklaşırsan, yüzüne yapıştırırım.
Barrier guard, eh?
Barikat muhafızı ha?
And then when the van hits the barrier of the bridge, that should be unmistakable.
Minibüs köprünün bariyerine çarptığında hata olmamalı.
Race you to the barrier. You go, girl?
Süperdin kızım. Bariyerlere kadar yarışalım mı?
We have 18 minutes to zero barrier.
Sıfır engeline 18 dakika kaldı.
Anyone who touches the barrier will find themselves twisted around the axes of both environments.
Bariyere dokunan herkes kendisini her iki ortamın eksenine dolanmış olarak bulacak.
Anyone who touches the barrier will find themselves twisted around the axes of both environments.
Bariyere dokunan birisi… kendisini her iki uzay ekseninde bükülmüş bulur.
Every house inside the barrier ring is searched from top to bottom… including the sewers.
Bariyerlerin içinde kalan bütün evler tepeden tırnağa aranır.
We're approaching heat barrier.
Isı sınırına yaklaşıyoruz.
We're approaching heat barrier. That's enough.
Isı sınırına yaklaşıyoruz. Hayır, bu kadar yeter.
Results: 1038, Time: 0.1144

Top dictionary queries

English - Turkish