Examples of using Enin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Enin malını çalmak kolay değildir.
Enin partisine davet edilmek harika olmalı.
Arkadaşın Nikaido, Enin köşkünde hapsedildi ve tehlikede.
Enin Partneri olarak her zaman tehlikeyle yüz yüze olacaksın.
Enin kalesi kocaman.
Enin Partneri olarak burada kalacağım. Caiman.
Enin düşmanı benim de düşmanımdır. Neden Nikaido?
Enin sözleşmesi çoktan vücudunun bir parçası oldu.
Enin benden nefret etmesini sağlarsam Nikaidodan nefret edecek demektir.
Enin kalesinden çok uzakta olduğu kesin.
O herif Enin kızıyla uğraşıyordu.
Ben Scott Enin kardeşiyim.
Beni yönlendiren hep Scott Enin beyniydi.
Votkasını piyasa sürme partisinde Enin ekürisi olamayacağım hiç.
Karşı imajı hala iyi olur. PG& Enin hissedarlarına.
O kadın Bay Enin Partneri olacak.
Risu şu an Enin yanında.
Haç Gözler, Enin düşmanı.
Sen de aynısını Enin sözleşmesine yap.
Karnım… Bu sabah haberlerde Bay Enin yeni bir Partner bulduğu var.
