Examples of using Ericle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sen dedikten sonra, Ericle konuştum.
Moanın annesi Ericle konuşmuş.
Herneyse, sanırım sonunda Ericle yatacağım.
Beyler! Ben baloya Ericle gidiyorum.
Sen yer elmalarına başla, Ve ben gidip Ericle konuşacağım.
korktuğun için çok özür dilerim ama Ericle ben vampir bir tanrıyı öldürmek gibi ufak bir meseleyi halletmeliyiz.
Ericle grubu şehir dışından eski bir ev kiraladı.
O zaman Ericle nasıl bir ilişki kurmuş olacaksın… özellikle de onun için yaptığını öğrendiğinde?
Bu aile sadece Ericle benden oluştuğunda, işler kontrolden çıkarsa suçu bende aramakta haklıydın.
Hafta arası çıkabiliyor musun bilmiyorum. Ama gelmek istersen Ericle ben çarşamba gecesi gidiyoruz.-
Ericle onuncu sınıftan beri çıkıyoruz ama şimdi üniversiteye başladım
Ve anında uyuyakaldım. Pizzayı yedikten sonra Ericle Yüzüklerin Efendisi açtık.
Şimdi dışarı çıkıp, Ericle beni biraz yanlız bırakırmısın?
Öncelikle bir gerçek var; Ericle paylaştığım çok şey var seninle ise hiçbir şey.- Doğru.
Senin Ericle olan ada kaçamağından dolayı Jonesla yuvaya dönüş partisine gitme iznim yok.
Hayatımı sonuna kadar Ericle geçirebilmemi ve senin de Kötü Kraliçeden kaçabilmeni sağlayacak bir hediye.
Ericle, Kelsoyla yâda Hydela… konuşamıyor çünkü benimle dalga geçiyorlar. Onunla.
FaceTimedan Ericle Çığlıkı izleyecektim… ama beni acımasızca terk edip… bir başkasını sevme yetimi yok ettiği için hayır.
FaceTimedan Ericle Çığlıkı izleyecektim… ama beni acımasızca terk edip… bir başkasını sevme yetimi yok ettiği için hayır.
FaceTimedan Ericle Çığlıkı izleyecektim… ama beni acımasızca terk edip… bir başkasını sevme