ERIK in Turkish translation

erik
plum
prune
eric
eric
erik
eriki
plum
prune
eric
erikin
plum
prune
eric
erike
plum
prune
eric
ericin
erik

Examples of using Erik in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Exactly.- Tongue. Now we know who Erik is.
Aynen.- Dil. Artık Erikin kim olduğunu biliyoruz.
Dear Erik, I see you are in no hurry.
Sevgili Eric, acelen olmadığını görüyorum.
Oh, I promised to, uh, to email Erik when I got here.
Ah, buraya geldiğimde Erike e-posta göndermeye söz verdim.
You don't know Erik. That man is a monster.
Ama şunu söyleyeyim, Eriki tanımıyorsun.
Exactly. And now we know who Erik is.- Tongue.
Aynen.- Dil. Artık Erikin kim olduğunu biliyoruz.
They were not known to me your self-destructive tendencies. Dear Erik.
Sevgili Eric. Kendine zarar verme yönelimini bilmiyordum.
We can trust Erik with my safety.
Erike bütün yüreğimizle güvenebiliriz.
She lived another 15 years and she gave us our grandson, Erik.
Kızım 15 yıl daha yaşadı ve bize bir torun verdi, Eriki.
Exactly. Now we know who Erik is.- Tongue.
Aynen.- Dil. Artık Erikin kim olduğunu biliyoruz.
This is my husband, Erik. Hey.
Hey.- Bu benim kocam, Eric.
The next day Phillip would have told Erik how much he liked his book.
Ertesi gün, Phillip Erike kitabını ne kadar beğendiğini söyleyecekti.
Because some idiot said that Erik had been institutionalized. It got a little tense.
Ortam gerildi. Çünkü aptalın biri Erikin hastaneye yatırıldığını söyledi.
Thank God Erik saved you.
Tanrıya şükür ki Eric seni kurtardı.
I serve Erik, Sigefrid's brother.
Sigefridin kardeşi Erike hizmet ederim.
It got a little tense. Because some idiot said that Erik had been institutionalized.
Ortam gerildi. Çünkü aptalın biri Erikin hastaneye yatırıldığını söyledi.
Hey. This is my husband, Erik.
Hey.- Bu benim kocam, Eric.
I'm in love with Erik.
Ben, Erike aşığım.
Erik.- These.- And…- Yeah.
Evet, ve bunlar da. Eric.
But I have a message for you from Erik.
Ama size Erikten bir mesaj getirdim.
Yeah, Erik and I met when I was showering this afternoon.
Evet, Erikle ben bu öğleden sonra ben duş alırken tanıştık.
Results: 2478, Time: 0.0882

Top dictionary queries

English - Turkish