Examples of using Evlenecek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kraliyet ailesinde evlenecek yaşa gelmiş tek bir kişi var.
Annen artık içimizden birini seçecek ve tekrar evlenecek.
Evlenecek tip değildim ama bulaştık bir kere.
Hakanla evlenecek olan, nasıl bir kadın?
Onun, senin gibi biriyle evlenecek olmasına da inanamıyorum.
Fakat hikayenin, Frederickin onunla evlenecek olması kısmından dolayı şaşkınlığım daha büyük.
Yakında kızım Judah oğullarından biriyle evlenecek.
Sevgili Mariana Belcombeumuz Charles Lawtonla evlenecek.
Yeniden başlıyoruz! Kang Chul, katili yakalayıp So-hee ile evlenecek.
Evlenecek adam olmadığımı unutmadın herhalde.
Biz ayrılırız ve onunla evlenecek kişi sen olursun.
Senin kadar fakir birinin evlenecek birini bulduğuna inanamıyorum.
Biliyor musun?… Sen ve ben, öyle evlenecek tipler değiliz.
Artık onu atlattım. Kızım evlenecek. Harika bir adamla.
Küçük yeğenim benden önce evlenecek.
Damadım olacaksın. -Pyeong-gangla evlenecek ve -Affedersiniz?
Düşünmeye başladım da ben evlenecek tiplerden değilim.
Bana evlenecek olan kişinin aslında kendisi olması gerektiğini söyledi.
Peki kim onunla evlenecek, Syracuse?
Carol Toddla evlenecek yani?