MARRIED in Turkish translation

['mærid]
['mærid]
evli
unmarried
marry
evlendi
to marry
marriage
evlilik
marriage
wedding
marital
matrimony
conjugal
marry
matrimonial
evlenmiş
to marry
marriage
evlendim
to marry
marriage
evlendin
to marry
marriage
evlisin
unmarried
marry
evliler
unmarried
marry
evlisiniz
unmarried
marry

Examples of using Married in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Married 14 years… 14 of the cleanest years you ever saw.
Yıllık evliler tertemiz yaşanan 14 yıl.
No, I mean, like deeply, deeply married.
Hayır, yani siz çok ama çok'' derinden'' evlisiniz demek istedim.
Are you… married to one of the men here?
Buradaki erkeklerden biriyle mi evlisiniz?
I have two lovely children who are now also married and have children of their own.
Çok güzel iki çocuğum oldu. Şimdi evliler ve kendi çocukları var.
You're among friends! You're young, married, in love!
Dostlar arasındasınız, gençsiniz, evlisiniz ve âşıksınız!
Margarita Nieto one year married and happier than ever.
Margarita Nieto. Bir yıldır evliler ve hiç olmadıkları kadar mutlular.
Married long? Just over a year?
Bir yıldan biraz uzun. Uzun süredir mi evlisiniz?
traitors, married. Apparently, they hate each other.
birbirlerinden nefret ediyorlar. Hainler, evliler.
Sure sound married.
Kesin evlisiniz.
There's a couple here who have been married 50 years.
Şurada bir çift var, tam 50 senedir evliler.
Married. Take them to the Snake Eyes Suite.
Onları Yılan Gözler Süitine götürün. Evlisiniz demek.
Take them to the Snake Eyes Suite. Married.
Onları Yılan Gözler Süitine götürün. Evlisiniz demek.
Thanks.- So you're all… married, then?
Teşekkürler. Yani hepiniz evlisiniz öyleyse?
So you're all… married, then?- Thanks?
Teşekkürler. Yani hepiniz evlisiniz öyleyse?
You're already married.
Siz resmen evlisiniz.
You guys have been married for 30 years.
Siz ikiniz tam 30 yıldır evlisiniz.
Sir, at least you're married, think of me!
Efendim, hiç olmazsa evlisiniz, beni düşünsenize!
They not even married yet so you're not my sister.
Onlar henüz evlenmedi. Demek ki benim kardeşim değilsin.
Suddenly married a man, and I came in her place.
Aniden evlenmesi, ben onun yerine geldim.
When I married you, Bella, you were a normal woman.
Seninle evlendiğimde gayet normal bir kadındın Bella.
Results: 14705, Time: 0.0792

Top dictionary queries

English - Turkish