Examples of using Evlenir in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Büyüme, yeni başlangıçların canlılığıyla bir kopyanın aslına uygunluğu ile evlenir.
Kızım ancak onu seven, ona bakacak biriyle evlenir.
Bayan, tüm kızlar gün gelir evlenir.
Sevgilin bile beklemez ve zengin biriyle evlenir.
Kızlar büyüyüp erkeklerle evlenir.
Bir kızla evlenir gibi, ilk önce annesinin nasıl olduğuna bakarsın.
Ya benimle evlenir ya da günahkar olarak yaşarsın.
Her gece bir bakire ile evlenir ve sabah olmadan onu öldürürmüş.
Başka kim evlenir seninle?
İnsanlar evlenir ve boşanır.
Kim evlenir onunla?
Hem erkekler kadınlarla evlenir, kadınlar da ancak o zaman gidip bebek alır.
Çoğu insan böyle söyler ve sonra evlenir ondan sonra da mutluluk içinde yaşarlar.
İnsanlar evlenir, Leon.
Carl ve Ellie sonunda evlenir ve onarılmış evde birlikte yaşlanırlar.
Onunla evlenir ve çocukların olursa birine adımı verirsen iyi olur.
Belki de onunla evlenir, benimle denemişti ya.
Josh evlenir benimle.
Milyarderlerle evlenir ve yatlarında Prada giyerek gezerler.
Kim hevesle evlenir ki?