Examples of using Fedai in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Fedai onun içeri girmesine izin vermedi.
Çünkü ben bir fedai değilim ve burası da gece kulübü değil.
Senin fedai olduğun yerin adı neydi?
Oraya gittiğimde, fedai onu benzetmek üzereydi.
Fedai, chef… Giymek için çok şapka var.
Fedai, zamanı gelince benim de oraya gideceğimi söyledi.
Hırpala beni, Bay Büyük Kahraman Zorba Fedai.
Böylece Bilmecelere bir fedai tutmuşlar.
Ben kahya oldum, kaportacı oldum, diskolarda fedai oldum.
Striptiz kulübünde fedai.
Barmen ya da bir barda fedai.
Dip akıntısı da en sert fedai gibi.
Cece, yardım et! Fedai peşimde.
Kütüphaneci ve fedai.
Neden'' Kıyma''?- Fedai.
Onlara fedai diyorlar.
Şimdi ise, yirmi fedai olmadan evden bile çıkamıyorum.
Görünüşe göre fedai olarak Malin Fatal kullanmış.
Fedai veya koruma görevlisi olabilir.'' Söylediklerinden hiçbirşey anlamıyorum.
Fedai seni teşhis etti.