Examples of using Fidye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
En azından fidye olunca ne yaptığımızı biliriz.
Fidye gitmiş.
Fidye parasıydı.
Fidye miktarı çok komik, bunun bir anlamı olmalı.
Fidye miktarının ne anlama geldiğini bilmek istiyorum.
Fidye parası miktarının bir anlamı yok.
Fidye istiyorsa ömür boyu alır.
Arkadaşımı fidye için tutuyorlar.
Fidye parası olabilir mi yani?
Bugün artık ne sizden fidye alınır ne de küfre sapanlardan.
Henüz fidye bile istemediniz mi?
Fidye ile beraber gelin, lütfen.
Fidye falan mı?
Fidye talebinde bulundular.
Birilerine bir kuruş fidye parası ödetmektense kendini öldürmeyi tercih eder.
Fidye verirler.
Fidye alır aptal.
Fidye ne kadar?
Fidye talebi söz konusuydu.
Ne kadar fidye istendi acaba?
