Examples of using Fiskin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bay Fiskin adamları, basın toplantısı düzenleyip bunu okumanı söyledi. Foggy.
Fiskin öldürüldüğü söylentisi tüm filoya yayıldı.
Fiskin öldürüldüğü söylentisi tüm filoya yayıIdı.
Fiskin öldürüldüğü söylentisi tüm filoya yayıldı.
Fiskin öldüğü söylentisi filoda yayılıyor.
Fiskin öldürüldüğü söylentisi tüm filoya yayıIdı.
Fiskin planı işe yaramazdı.
Fiskin bardaki teklifini kabul etmeliydin.
Blakein ortağı Hoffmanın yaptığını söyledi, muhtemelen Fiskin emri üzerine.
Kensi, biz Fiskin peşinden gidiyoruz.
Kaynaklarıma göre CGI, Fiskin paravan şirketi.
Tüm filoya yayıldı. Fiskin öldürüldüğü söylentisi.
Tüm filoya yayıldı. Fiskin öldürüldüğü söylentisi.
Teşkilatı kendi suç ortağına dönüştürdüğünü düşünüyorum. Wilson Fiskin FBIa bir kumpas kurduğunu
Wilson Fiskin insanları öldürttüğünü, federal kolluk kuvvetlerine şantaj yaptığını
Wilson Fiskin insanları öldürttüğünü, federal kolluk kuvvetlerine şantaj yaptığını ve New Yorktaki suçluları haraca bağladığını anlatacak.
Wilson Fiskin insanları öldürttüğünü, federal kolluk kuvvetlerine şantaj yaptığını ve New Yorktaki suçluları haraca bağladığını anlatacak.
Wilson Fiskin insanları öldürttüğünü, federal kolluk kuvvetlerine şantaj yaptığını
sonraki gün değil Wilson Fiskin bıraktığı yozlaşma uyanıp sağlamca silkinip polis kuvvetleri ayaklandığında değil.
Bir tanık dinletecekmiş. Bu harika. Ama önce, Murdockı aklayacak ve Fiskin bizimle oynadığını kanıtlayacak.