Examples of using Florian in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Onları Fontanaya götürebilecek tek kişi Floriandı.
Karımı ve hala kollarına tutunan 10 yaşındaki Florianı çiğnedi.
Karımı ve hala kollarına tutunan 10 yaşındaki Florianı çiğnedi.
Floriana bak, o da burada yaşıyor.
Floriandan haberim var, üzüldüm.
Geri gel Floriana… Özür dilerim.
Güzel isimmiş. The Floriana.
Bayan Florianın, Tommy Rayi… benim temiz olduğuma ikna etmesi neredeyse 10 dakika sürdü.
Mariott korkmuştu çünkü meraklı bir detektifi öldürmeyi kabul etmişti bayan Florianın kendisine telefonda bahsettiği detektifi.
Teşekkürler Florian.
Anahtar; Florian.
Bayan Florian?
Hey, Florian!
Buyur, Florian.
Benimki de Florian.
Bu Florian olmalı.
Bay Florian sinirlendi.
Ya seninki? Florian.
Merhaba, Florian!
Florian! İndir onu!