Examples of using Foreman in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Foreman ve adamlari hafif yükle hareket ederler.
Foreman artik bizim için sorun olmayacak.
Ben Foreman.- Ne buldunuz?
Ben Foreman.- Ne buldunuz?
Foreman arıyor.
Foreman, hastane başhekimi oldu… Cameron, Şikagoda acil bölüm başkanı oldu.
Foreman hastamızı boş yatak bulduğu anda… Princeton General Hastanesine transfer ediyor.
Eğer Foreman haklıysa, sen basitçe masum bir kadına tecavüz etmiş olacksın.
Foreman tarafından kazıklanmama nasıl tepki vereceğimi mi görmek istedin?
Eger Foreman hakliysa, sen basitce masum bir kadina tecavüz etmis olacksin.
Foreman için değil.
Foreman profesyönellikten ne kadar uzaktı?
Eğer Foreman ile tartışamak istesem, bunu onunla yüz yüze de yapabilirim.
Belkide Foreman ve polis arasındaki farklılık da budur.
Eğer Foreman haklıysa, koca kurtulabilir.
Foreman nerede? Buralarda bir yerde.
Bugün salı. Foreman ve House için yapacak bir şey yok.
Foreman haklı mı?
Geç yattım. Sen Foreman hakkındaki konuşmayı dağıtmaya çalışıyorsun.
Foreman haklı. Evet.