Examples of using Fredo in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Finin adamı Fredonun Marianın hayatına ve evine onu kandırarak girdiğini söylemiş.
Fredonun karşısına çıkamazdım.
Fredonun çanta dolusu para getirdiğini hissediyorum.
Baksana Fredoyla birlikteyim.
Fredodan ne haber?
Charlie ve Fredonun yanına gidebilirsin.
Fredodan ne durumda?
Ben, Fredoyu sordum.- Koruman öldürülmüş.
Ben, Fredoyu sordum.- Koruman öldürülmüş.
Ağabeyim Fredoyu tanımazsın.- Johnny!
Kardeşin Fredonun para dolu bir çantayla buraya geldiğini söylüyor.
Altıncı hissim bana, Kardeşin Fredonun para dolu bir çantayla buraya geldiğini söylüyor.
Kramer Fredoyu öldürdüğümü sanıyorlar.
Ben de Fredoyu Las Vegasa yolladım.
Fredoyu sen öldürdün.- Ne oldu?
Fredoyu tanırsın.
Ağabeyim Fredoyu tanımazsın.- Johnny!
Fredonun çanta dolusu para getirdiğini hissediyorum.
silahı aldı ve Fredoyu öldürmeye gitti.
Fredoyu yolla, bunu yapsın, Fredoyu yolla, şunu yapsın!