FREDO in Turkish translation

fredonun
fredodan

Examples of using Fredo in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Fredo is dead. That strange Portuguese guy that lives next to the incinerator?
Çöp fırının yanında yaşayan şu garip Portekizli adam mı? Fredo öldü?
Johnny! You don't know my brother Fredo.
Johnny! Ağabeyim Fredoyu tanımazsın.
And Fredo.
Ve Fredonun.
Fredo was wrong. And I never… I never wanted this for you.
Sana böyle bir şey olmasını asla istemedim. Fredo yanılmıştı.
You don't know my brother Fredo.-Johnny!
Johnny! Ağabeyim Fredoyu tanımazsın!
What? You killed Fredo.-Kramer!
Kramer. -Ne? Fredoyu sen öldürdün!
You killed Fredo.- What?- Kramer!
Kramer. -Ne? Fredoyu sen öldürdün!
Kramer. You killed Fredo.-What?
Kramer. -Ne? Fredoyu sen öldürdün!
What?-Kramer. You killed Fredo.
Kramer. -Ne? Fredoyu sen öldürdün!
I am here with Fredo.
Baksana Fredoyla birlikteyim.
Every family has a Fredo.
Her ailenin bir Fredosu vardı.
And you think the Murphys have a Fredo?
Sence Murphylerde de bir Fredo mu var?
He broke the bottle. He Fredo would it.
Fredoluk yaptı. -Şişeyi kırdı.
You don't know my brother Fredo.-Johnny!
Johnny. Kardeşim Fredo ile tanışmadın değil mi Johnny? Congusto.
You're breakin' my heart, Fredo. People change.
Kalbimi kırıyorsun Kazanova.- İnsanlar değişir.
Fredo? Well, he's got a good heart.
Fredo mu? Onun temiz bir kalbi var.
He's got a good heart. Fredo?
Fredo mu? Onun temiz bir kalbi var?
Johnny! You don't know my brother Fredo.
Johnny. Kardeşim Fredo ile tanışmadın değil mi Johnny? Congusto.
Well, he''s got a good heart. Fredo?
Fredo mu? Eh, onun temiz bir kalbi var?
You know, I'm gonna find me two waitresses here and I'm gonna pull me a Fredo.
Biliyorsun, kendime iki garson kız bulup bir Fredo çekeceğim.
Results: 268, Time: 0.0323

Top dictionary queries

English - Turkish