Examples of using Garsonluk in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Burada garsonluk yapıyor.
Tek yeteneğimin garsonluk olduğunu mu düşünmüştün?
Grillde garsonluk yapıyor.
Garsonluk yapıyordum bir gemideydim,'' Academician Timiryazev.
Garsonluk yapabilirim!
Şimdi garsonluk yapıyorum, tuvalet temizliyorum,
Sadece garsonluk yaparak bir hafta içinde nasıl 1.100 dolar kazanmayı başarabildin?
Garsonluk işi için görüşmeye geldi.
Hayır, garsonluk işi için başvuracaktım.
Garsonluk, pazartesi başlıyorum.
Garsonluk tecrübesi yok.
Garsonluk yapabilirim.
Bir restoranda garsonluk yapıyorsun!
Yarın akşam garsonluk yapacaksınız değil mi?
Garsonluk yapıyordu, ben de yolun karşısındaki hastanede çalışıyordum.
Hiç garsonluk tecrüben var mı?
Ursula garsonluk yapıyor ve Sohoda yaşıyor.
Winberrieste garsonluk yapıyormuş.
Palmde garsonluk yapıyordum.
Ben garsonluk yaparken hiç istediğim bölümde çalışamadım.