Examples of using Gasp in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ah, Morty, en az iki dakikadır gasp edilmiş vaziyette.
kumar, gasp.
Gasp, ahlaka aykırı davranışlar, araba hırsızlığı.
Tefecilik, yasa dışı kumar, sevkiyat hırsızlığı, gasp.
Gasp olayı için fazla karmaşık bir plan.
Mission Crossta gasp çağrısı aldık, eşine saldıran adam olabilir.
Mission Crossta gasp çağrısı aldık, eşine saldıran adam olabilir.
Tamam. Gasp benim işimdi.
Gasp gibi gözüksün.
Neden gasp ediyorsun--?
Gelip öylece birisinin hayatını gasp edemezsin, tamam mı?
Mahsun Süpertitizin son marifetlerinden biri de bir teknenin gasp edilmesi ve batırılması.
Hırsızlık, gasp.
Geriye kalanı çalındı, gasp edildi?
Yolda başka bir araba gasp ederiz.
Hertford yerimi gasp edecek kadar zeki biri.
Sen gasp olduğunu söyledi?
Gasp ediliyorum sandım. Gaspa uğrayan böyle hissetmez.
Bunu yasa dışı arama ve gasp olduğunu biliyorsunuz, değil mi?