GASP in English translation

extortion
gasp
şantaj
haraç
zorbalık
para sızdırma
robbery
soygun
hırsızlık
mugging
kupa
bardak
fincanı
suratına
avanak
gasp et
soydun
sabıka
enayi
hijacked
kaçırma
gasp etmesinde
çaldın
ele geçirmen
bu kaçırılan
usurp
gasp
gasbetmek
muggings
soygunları
saldırı
gasp
grab
al
alıp
tut
kap
yakala
alsın
alın
tutun
alacağım
alayım
hijacking
kaçırma
gasp etmesinde
çaldın
ele geçirmen
bu kaçırılan
robbed
soymak
soygun
soyalım

Examples of using Gasp in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ah, Morty, en az iki dakikadır gasp edilmiş vaziyette.
For at least two full minutes. Oh, Morty, it's been hijacked.
kumar, gasp.
gambling, hijacking;
Gasp, ahlaka aykırı davranışlar, araba hırsızlığı.
Lewd behavior, car theft. Um… Mugging.
Çok zor bir gasp. Bir gasp ayarlıyorum.
A very difficult robbery. I arrange a robbery.
Tefecilik, yasa dışı kumar, sevkiyat hırsızlığı, gasp.
Theft from interstate shipment, hijacking. Loan-sharking, illegal gambling.
Gasp olayı için fazla karmaşık bir plan.
That's a pretty complicated plan for a mugging.
Mission Crossta gasp çağrısı aldık, eşine saldıran adam olabilir.
We just took a mugging call at Mission Cross.
Mission Crossta gasp çağrısı aldık, eşine saldıran adam olabilir.
Sounds like the guy who attacked your wife. We just took a mugging call at Mission Cross.
Tamam. Gasp benim işimdi.
Okay. The mugging, that was me.
Gasp gibi gözüksün.
Make it look like a mugging.
Neden gasp ediyorsun--?
Why are you grabbing…?
Gelip öylece birisinin hayatını gasp edemezsin, tamam mı?
You can't just hijack someone's life, OK?
Mahsun Süpertitizin son marifetlerinden biri de bir teknenin gasp edilmesi ve batırılması.
According to the police, his latest crime was usurping… a boat and sinking it.
Hırsızlık, gasp.
Burglaries, robberies.
Geriye kalanı çalındı, gasp edildi?
The rest was stolen, usurped.- By whom?
Yolda başka bir araba gasp ederiz.
We will hijack another car.
Hertford yerimi gasp edecek kadar zeki biri.
Hertford will smart for usurping my place.
Sen gasp olduğunu söyledi?
You said it was a mugging?
Gasp ediliyorum sandım. Gaspa uğrayan böyle hissetmez.
That's not what rape feels like.
Bunu yasa dışı arama ve gasp olduğunu biliyorsunuz, değil mi?
You guys do know that this is an illegal search and seizure, right?
Results: 341, Time: 0.0449

Top dictionary queries

Turkish - English