HIJACK in Turkish translation

['haidʒæk]
['haidʒæk]
kaçırma
to miss
kidnapping
to kidnap
to abduct
to lose
miss.
taking
smuggling
hijacking
to elope
gasp etmesinde
çaldın
steal
to play
knock
theft
rang
to rob
ele geçirmen
bu kaçırılan

Examples of using Hijack in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So they hijack the plane. Force it to land?
O zaman uçağı kaçırıp, inmeye mi zorlayacaklar?
She said hijack?
Kaçırıldık mı dedi?
Palestinians hijack planes God didn't give them!
Filistinliler Tanrının kendilerine vermediği uçakları kaçırıyorlar!
Big hijack nine years ago.
Dokuz sene önceki büyük bir soygun.
Yo, Chino thinks my entire crew got killed in that hijack.
Hey, Chino bütün ekibimin bu hırsızlıkta öldürüldüğünü düşünüyor.
We will hijack another car.
Yolda başka bir araba gasp ederiz.
It would, it would scare off the voters, hijack the platform.
Bu seçmenleri… korkutabilir, platformu çökertebilirdi.
What does he want? Hijack the shipment?
Ne istiyor? Malı kaçırmak mı?
Three police officers were killed in that hijack. Till now.
Şu ana kadar. O soygunda üç polis öldürüldü.
And then hijack the car. We will get us a ride just like a fish.
O balık yemi olur biz de arabayı çalarız.
And then you hijack the hospital.
O zaman hastaneyi rehin alırsın.
Get us a ride just like a fish and hijack the car.
O balık yemi olur biz de arabayı çalarız.
You can almost see Avery's mind hijack his instincts.
Averynin zihninin, içgüdüleri tarafından ele geçirildiğini görebilirsiniz.
She will hijack this whole dang match if she has to.
Gerekirse tüm bu lanet maçı gasbeder.
To have enough time to make sure all the background information The hijack video needed to be recorded in advance.
Tüm arka plan bilgilerinin… temizlenebildiğinden emin olmak için kaçırma videosunun… önceden kaydedilmesi gerekiyordu.
There was another exercise-"Vigilant Warrior", which was in fact according to a NORAD source a live-fly hijack drill being conducted at the same time.
Bir başka tatbikat vardı-'' Tetikteki Savaşçı'', NORADın açıkladığına göre bu kaçırılan bir uçağa müdahale tatbikatıydı ve aynı sırada yapılıyordu.
To have enough time to make sure all the background information could be cleared. The hijack video needed to be recorded in advance.
Tüm arka plan bilgilerinin… temizlenebildiğinden emin olmak için kaçırma videosunun… önceden kaydedilmesi gerekiyordu.
according to a NORAD source, a live-fly hijack drill being conducted at the same time. There was another exercise; Vigilant Warrior.
NORADın açıkladığına göre bu kaçırılan bir uçağa müdahele tatbikatıydı ve aynı sırada yapılıyordu.
Could be cleared. The hijack video needed to be recorded in advance to have enough time to make sure all the background information.
Tüm arka plan bilgilerinin… temizlenebildiğinden emin olmak için kaçırma videosunun… önceden kaydedilmesi gerekiyordu.
At South District No.5 park, a heavily-armed suspect hijack a van and at the same time, several similar armed suspects exchange fire in the street.
Güney bölgesi 5 nolu parkta ağır silahlı şüpheli kamyonet çaldı ve olay sırasında birkaç silahlı şüpheli caddede ateş açtı.
Results: 65, Time: 0.0644

Top dictionary queries

English - Turkish