Examples of using Gidene in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bak, Yüzbaşı bütün çocuklar eve gidene kadar, burada… kalmamız gerektiğini söyledi.
Ben oraya gidene kadar beklemesini söyler misin?
Lizzie, o, gidene kadar asla huzur vermez bize.
İşler ters gidene kadar makul bir plandı.
Ev sahipleri gidene kadar… saklarız onu, tamam mı?
Eve gidene kadar beklersek iyi olur.
Ya da bir yere gidene kadar seni de yanımda götürürüm.
Belki çocuklar üniversiteye gidene kadar. Belki.
Oraya gidene kadar Tom bekledi.
İşe gidene kadar onu bekle.
Jeff evine gidene dek bekledim.
Ev sahipleri gidene kadar… saklarız onu, tamam mı?
Bu belgeler Washingtona gidene dek kimse bunu bilmez değil mi?
Bekçiler binanın öteki tarafına gidene kadar bekle.
En azından hastaneye gidene kadar bekle.
O gidene kadar sabit kal.
Onlar eve gidene kadar. Yanımdaki sevgilim ve parlak Noel ışıklarıydı.
İşler ters gidene kadar az daha IP adresini buluyorduk.
Süitine git ve Powellar gidene kadar oradan çıkma.
Büyükannenin evine gidene kadar güvende değiliz.