Examples of using Grace in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Görünüşe göre, Grace öldürmek için giyinmiş.
Ben Grace Adler.
Sen de Grace Adler olmalısınız?
Bahse varım Grace hakkında senden çok şey biliyorum.
Burada da Grace, Cadılar Bayramında.
Grace gül yollamış.
Göreve yazılmana Grace nasıl tepki verdi?
Sanıyorum Grace şimdi de RyanLa birlite.
Grace Searingin kocası mı?
Tabii Grace Kelly tipli birini arayabilirdik.
Sen Grace Hartsan hemen istifa ediyorum.
Grace ile ilişkiye girmeden önce, evet, biliyorum.
Bir numara Grace Parkın kadife Elvisleriydi.
Onu Grace ve Trinity Kilisesinde papaz olan kocası Josephe bıraktım.
Bak Grace, üzgünüm.
Grace Fallan siz misiniz?
Görünüşe göre Grace hakkında birkaç antipatik düşüncemiz vardı.
Grace hakkında konuşmak istemiyorum.
Grace ve Fiona Peytona bakmıştım?
Grace uyurken annene çay yapayım dedim.