Examples of using Gun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu gun dostun olan her kisi, yarinin yurek yarasidir.
Fotograf cekildigi gun, Mironovun bu adamlarla birlikte oldugunu soylettik.
Bu gun, Birlesik Devletler Baskanligi icin adayligimi ilan ediyorum.
Ne bu gun, ne yarin, ne gelecek hafta, ne de gelecek ay.
Uzgunum ama ona guvendigim gun, ruhumun satildigi gun olurdu.
Kanhaiya cok kizgindi doktorun ona bagirdigi gun.
Yeah, o gun gelecek.
Üyelerinden biri 10. yoldaki Gun Rose restoranında çalışıyor.
Üyelerinden biri 10. yoldaki Gun Rose restoranında çalışıyor.
Yarim gun.
Ben kutusuna oy duyuyorum Gun mermi?
Annecim kotu bir sey oldu bu gun.
Bizim cok zel bir konugumuz var bu gun.
Adım Gun.
Sen kimsin?- Ben zavallı Ben Gun.
Korkarim ki yarindan sonraki gun mevcut.
Sonunda ne yapmam gerektigine o gun karar vermeliydim.
Korkarim ki yarindan sonraki gun mevcut.
Güçlü sol, Zig 90 Gun.
Onu Murciadaki San Javier Askeri Akademisine almadiklari gun… her sey ters gitti.