HAKLAMAK in English translation

to get
almaya
var
bulmaya
gitmek
alacağım
ulaşmaya
getirmeye
girmek
elde etmek
yakalamaya
to take out
almak
indirmek
halletmek için
çıkarma
devre dışı
ortadan kaldırmak için
haklamak için
çekmek
çıkartmak için
atmayı
whacking
vurmak
öldürün
aninda
döveyim mi

Examples of using Haklamak in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ben de İndioyu haklamak istiyorum.
I wanna get my hands on lndio too.
Tek yapman gereken gardiyan geri döndüğünde onu haklamak.
All you have to do is take out the guard when he returns.
O adamı haklamak istiyorum.
I want to nail this guy.
Coyle öldürüldüğünden beri beni haklamak istiyordun.
You have been wanting to stick me since Coyle got killed.
Pahalıya mal olur. Green Arrow ve arkadaşlarını haklamak.
That will cost. Taking out the Green Arrow and his friends.
Nedir o? Ben de İndioyu haklamak istiyorum?
I wanna get my hands on Indio, too. What's that?
Nedir o? Ben de İndioyu haklamak istiyorum.
What's that? I wanna get my hands on Indio, too.
Tüm sürüyü haklamak.
Take out the whole pack?
O zaman onu sensiz haklamak zorundayım!
Then, I will have to beat it out of you!
Belki. Bir avukatı haklamak kötü bir iş.
Maybe. Croaking a lawyer for no reason is bad business.
İşimiz Stevieyi orada sağ salim çıkarmak ve kötü adamları haklamak.
Our job is to get Steve out of this alive And to bust some bad guys.
Dünyanın iyiliği adına Walter Sykesı haklamak için.
To take down Walter Sykes for the good of the world.
Üstelik, sizin birbirinizi haklamak istemeniz bizi ilgilendirmez.
Besides, it's none of our business if you guys wanna bump each other off.
Onu bu hale sokan adamı haklamak istiyorsan nasıl yapacağını çok iyi biliyorum.
If you want to get the guy who put her in here I know how to do it.
Munceyi içerde haklamak zordu.
it was hard to get to Muncey in jail.
orada durmak… ve teker teker, gelenleri haklamak.
Stand there and cut them down one by one as they come.
uçakla Cylon haklamak, ne isterseniz.
fighting planes… taking down Cylons, you name it.
Artık yapmamız gereken tek şey, bir Boretz iblisini haklamak. Kendimize mükemmel bir sevgili bulduk.
All we need now is to bag ourselves a Boretz demon… we got ourselves a perfect date.
Ama Florida başsavcısı kumarbazlara kafayı takmış. Bu herifi haklamak için teknik detaylar aramaya başlamış.
Florida attorney general who's got a hard on for gamblers looking for a technicality to nail this guy.
Rennie ve Dellingerı haklamak istemelerini anlıyorum ama ikimizin buradaki işi ne?
I can't figure out what the two of us are doin' here. even Rennie and Dellinger?
Results: 51, Time: 0.0634

Top dictionary queries

Turkish - English