Examples of using Halan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Halan nasıl, Steve?
Halan Helene selam söyle.
Halan o kadar da yaşlı değil.
Halan ile amcanın yanında bir çırak olarak kalabilirsin.
Halan kanalın sahibi değildi.
Yani halan ve enişten haklılar.
Halan nasıl?
Baban ve halan da yanındaydı.
Beklerken halan Chang Zhou öldü.
Ama halan gelmemiş miydi?
Otur. Halan, sana Satake hakkında bilgi vermiştir elbette.
Otur. Halan, sana Satake hakkında bilgi vermiştir elbette.
Halan medyum mu?
Halan balık çorbası yaptı!
Bu halan. Adı ne?
Ama Rose halan da geliyor.
Halan bile içiyor.
Halan bile içiyor, bak!
Berta halan içerde mi?
Susie halan. Bunu açmak istersin diye düşündüm.