HALEYIN in English translation

Examples of using Haleyin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Haleyin kanını alan laboratuvara göre… Haley oldukça sağlıklıymış.
According to the lab tech that took Haley's blood, she was in the pink of health.
Ve Haleyin profili bize nasıl?
And how is Haley's profile gonna…?
Doktorlar Haleyin kan şekeri konusunda endişeli.
The doctors are worried about Haley's blood-sugar levels.
Ed, Haleyin annesiyle ilgili bir şeyler varmış.
Ed, it's something about haley's mom.
Haleyin annesiyle mi ilgili?
This about haley's mom?
O Dylan. Haleyin erkek arkadaşı.
He's Haley's boyfriend. That's Dylan.
öncelikle Haleyin sesini duymam gerek.
you let me speak to Haley first.
Bu Maureen Tyler, Haleyin annesi.
This is Maureen Tyler, Haley's mom.
Bu Maureen Tyler, Haleyin annesi.
Haley's mom. This is Maureen Tyler.
Sonra Haleyin aynı 16 yaşındaki Tanyaya benzediğini görünce,
And when you saw that Haley looked exactly like Tanya at 16,
Bunun kim olduğunu ya da Haleyin izleme altında olduğunu nasıl bildiğini tespit etmek üzereyiz.
We have yet to identify who this was or how Haley knew he was under surveillance.
Eğer Haleyin kişisel garezi dışında kimliğimi çaldığını gösterebilirsem o zaman ağırlaştırılmış kimlik hırsızı olurmuş
She said that if I can show that Haley stole my identity out of personal malice, then it becomes aggravated identity theft
Ne oldu? Alex Haleyin en sevdiği kazağını yırttı… ve ben de mağaza mağaza gezip… Haley öğrenmeden önce aynı kazağı bulmaya çalışıyorum.
Trying to find the exact same one before Haley finds out. What's wrong? and now I'm driving around from store to store… Alex ripped Haley's favorite sweater.
Pekâlâ, katil muhtemelen Haleyin tanıdığı biri… çıkacak değil mi?
Well, the killer's probably gonna turn out to be someone that Haley knew, right?
Pekâlâ, katil muhtemelen Haleyin tanıdığı biri… çıkacak değil mi?
Someone that Haley knew, right? Well, the killer's probably gonna turn out to be?
Geçen gün Ian Galein sağlık dosyasına baktığımda… Haleyin sadece birkaç hafta önce… kan bağışladığını gördüm.
I saw that Haley donated blood just over a week ago. When I looked at LAN Gale's medical file the other day.
İstihbaratlar, iç terör aktiviteleri yapmak ve esas hedefleri olan Federal hükümeti yıkmak için Haleyin para karşılığı belirli miktarda otomatik silah sattığını ortaya çıkarttı.
Intelligence revealed Haley was to make an exchange of money for weapons to conduct domestic terrorist activities and to further their goal of overthrowing the federal government.
İstihbaratlar, iç terör aktiviteleri yapmak… ve esas hedefleri olan Federal hükümeti… yıkmak için Haleyin para karşılığı… belirli miktarda otomatik silah sattığını ortaya çıkarttı.
Intelligence revealed Haley was to make an exchange of money for weapons of overthrowing the federal government. to conduct domestic terrorist activities and to further their goal.
Alex Haleyin en sevdiği kazağını yırttı
Alex ripped Haley's favorite sweater, and now I'm driving
Dylanın Haleyin kalbini kıracağı konusunda endişelendiğini biliyorum ama o çocuğun gözlerinde Haleye karşı sonsuz bir bağlılık gördüm.
I know that you're worried that Dylan is gonna break Haley's heart, but I see in his eyes that he's gonna stick with her forever.
Results: 115, Time: 0.0269

Haleyin in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English